Başına bir hal geldiğinde kendini dünyanın en şanssız, en dertli insanı zannedersin. E, böyle düşünürsen haliyle yıkılırsın, umudun tükenir. Cümle âlem sana karşı birleşmiş sanırsın, kolun kanadın kırılır. Oysa öykü değil vallahi, etrafına düzgünce bir baksan görürsün: aslında hemen herkes biraz senin gibidir. Herkesin bir yarası, bir hikayesi vardır, canım benim. Üstelik dünya saf kötülükten ibaret değil ki, iyiler de vardır, hatta herkesin içinde o iyilikten az da olsa mutlaka vardır. Düşmüş insan, yaralı insan herkesin içindeki o minicik iyiliğe tutunmayı bilmeli. Yoksa kötülüğün insanı girdap gibi içine çeken, intikam duygularıyla yüklü cazibesine kapılıp gidersin maazallah. Bu belki biraz tercihle, o anda göstereceğin iradeyle, belki biraz da kendi kumaşınla ilgilidir.