"Kim olursak olalım, dünyanın hangi yerinde yaşarsak yaşayalım, tâ derinlerde bir yerde hepimiz bir eksiklik duygusu taşımaktayız. Sanki temel bir şeyimizi kaybetmişiz de geri alamamaktan korkuyoruz. Neyin eksik olduğunu bilenimiz ise hakikaten çok az"
Aşkın bahçesi de böyle değil mi ? Şayet yalnız hoşlukları, kolaylıkları toplayıp,zorlukları bırakırsak buna "aşk" deneyebilir mi? Güzeli sevip çirkini elin tersiyle itmek en kolayı. Esas mesele iyiyi de kötüyu de sevebilmek; ayrım yapmadan.Sadece hoşumuza giden şükretmekte ne var?