Franz Kafka' nın okuduğum üçüncü kitabı idi. İlki Dönüşüm kitabıydı ve gerçekten bitirdiğimde hayran olmuştum. Bu yüzden okuduğum Babaya Mektup ve Milena'ya Mektuplar kitapları beklentimin altında kaldı. Bunun yanında söylemem gerekir ki Milena' ya Mektuplar kitabı isminden de anlaşıldığı gibi Kafka'nın Milena'ya yazdığı mektuplardan oluşan bir kitaptır. Belirli bir olaydan da bahsedilmemesi nedeniyle durağan ve yavaş olabiliyor ancak bu anlaşılabilir bir şeydir.
Milena ile bir dost meclisinde tanışan Franz Kafka, Milena'nın gazeteci olduğunu ve iyi derecede Çekçe bildiğini öğreniyor. Daha sonra yazdığı bazı yazıları Çekçe' ye çevirmesi için Milena ile mektuplaşmaya başlıyor. Başlarda iş için olan bu mektuplaşmalar sonrasında da kesilmiyor hatta aksine artıyor ve bu konuşmalar aşka, imkansız bir aşka, dönüşüyor. İmkansız bir aşk, çünkü Milena evlidir. Mektuplarda da çoğunlukla Franz ile Milena'nın buluşma ayarlamaya çalışmaları, buluşmalarda neler yaşandığı ve Milena ile Kafka'nın hastalıklarının seyrinden bahsediliyor.
Ayrıca kitapta yalnızca Kafka'nın mektupları bulunuyor bu benim açımdan olumsuz bir etkendi. Milena'nın mektuplarını da okuyabilsek daha etkili ve güzel olabilirdi. Kitap elinizden bırakamayacağınız, sizi sürekli etkisi altında tutan bir kitap değil ancak Franz Kafka' nın güzel tasvirleri ve tespitleri sizi, kendine hayran bırakıyor.