yalnızlık karanlığı yırtardı
bir selam ile aydınlık dolabilirdi gönül hanesi
ama bir selam boşluğunun ağırlığı ezerdi
bin yıllık iç çekişlerimin cılız bedenini
keşkeler ve neyseler arasında bir medcezirdir
derdi ustam hayat için
içi hayat dolu çocuklar bilmezdi elbette
elleri titreyerek taşımak nedir
yaşam sevinci denilen bu hergeleyi
her geleni Hızır bilmek mi yoksa
her gidenin arkasından asmak mı hayalleri
böylesine söndürdü gözlerimin ferini, bilmiyorum
ama şimdi yalnızlık karanlığı yırtıyor
içinden alaca karanlıklar, zifiri karanlıklar
koyu karanlıklar boşalıyor karanlığın
böylesine bir kararlılıkla geçip gidiyor işte günler