Yunus Emre

Yunus Emre
@ilmek
"beni artık kimseler arayıp da bulmasın beyaz harmanilerin göklere açık sofrasında yıktığım saltanatın dizinde inlediğim aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın"
#264828501 dergi sayısı 10'dan 23’e yükseldiğinden... Çekilişimiz 5 Şubat (Çarşamba) saat 22.00'ye kadar uzatılmıştır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gözyaşları içinde sönmüş dehalar, değeri bilinmemiş gönüller, bilinmedik azize Clarissa Harlowe’lar, yadsınmış çocuklar, suçsuz sürgünler, siz, hepiniz, yaşama çöllerden girmiş olanlar, her yerde soğuk yüzlerle, kapalı yüreklerle, tıkanmış kulaklarla karşılaşmış olanlar, hiç yakınmayın! Size bir yüreğin açıldığı, bir kulağın sizi dinlediği, bir bakışın size yanıt verdiği anda sevincin sonsuzluğunu yalnız siz bilebilirsiniz.
Trampa (transfer) usulü vardı eskiden. Pirinç almak için tavuk verirdin meselâ. Müthiş bir gerçeklik. Para bulundu, banknot sistemine geçildi derken trampa usulü tarih oldu. Bize böyle öğretildi. Bakın artık şeker almak için süt vermiyorsun denildi. O iş de öyle değil artık trampa usulü tarihte hiç olmadığı kadar yaygın. Paranın bizim için zenginleşme, konfor ve satın alma aracı olması parayı tanımlamak için yeterli değildir. Bedava ulaşabildiğin bir çok şeye milyarlarca servet harcanıyorsa ve o şey bedava sunuluyor ise niçin yapıldığını sorgulamak gerekerir. Meselâ porno sektörü, haber sektörü, TV sektörü, sanal ağlar, sosyal medyalar... Sen bu şeylere para vermiyorsun ama muhakkak bir şey veriyorsun ve o verdiğin şeyi bu adamlar paraya tercih ediyor. Demek ki sende satın alınacak paradan daha önemli bir şeyler var ama sen bunların farkında bile değilsin. Bir şey karşılığında başka bir şeyi trampa ediyorsun. Milyarlarca dolar para harcamalarına sebep olan o şeyler ne olabilir? Ayrıca modern trampa usulünü bu kadar yaygın hale getiren şey banknot sistemidir. Fakat biz trampa usulünü öldüren şeyin banknot sistemi olduğunu düşünüyoruz. Banknot sistemi trampa usulünü öldürmedi sadece yularını senin elinden kendi eline aldı. Bu nasıl oluyor? Eskiden zengin olmak için üretmek, maden işlemek, savaşmak ve yağmalamak zorundaydı kimse kıçından altın, gümüş uyduramacağı için ve haliyle bir sınır vardı. Banknot sisteminde bu adamların çalışmasına, savaşmasına, yağma yapmasına gerek kalmadı. Çünkü gerçeklikten uzak, sınırları olmayan, bir araya getirilmesi mümkün olmayan servete sahipler. Bir gecede seni fakirleştirip kendi zenginleşebilir. Dolayısıyla bu adamların sana porno satmaya ihtiyacı zaten yok. Paranın onun için bir gerçekliği yok. Senin orada kaybettiğin
İnsanlığımızdan Utandığımız Günler!..
Hamileliğin ilk günlerinde iyi bir doktor arayışına gireriz, bize her an arama güvencesi verecek, deneyimli, anlayışlı ve uzman bir doktor... Hafta hafta, gün gün takip ederiz, renkli ultrasonlar, detaylı tetkikler, gerekirse kordosentezler yaptırırız, anne karnında bile iyi olduğundan, güvende olduğundan emin olmak isteriz. Doğum yaklaşınca en steril, en iyi şartlarda dünyaya gelmesi için elimizde avucumuzda ne varsa seferber ederiz, sağlıklı giysiler, biberonlar, yağlar, doğum sonrası yaşayabileceği allerjik durumlar için önlemler alırız. Çünkü aldığı her nefes kıymetlidir... Şimdi bir anne düşünün, yeni doğan bebeğini doğum sonrasında yoğun bakıma aldıklarını ve ona artık onu bırakıp gitmesi gerektiğini söylüyorlar... Hattâ aynı hastahanede onunla ilgilenen doktor, hemşire, hasta bakıcı kim varsa onların da hastahaneden çıkmasını istiyorlar... Kapısına tankları dayadıkları hastahaneden herkesi zorla çıkarıyorlar!.. Bebeğinizi orada bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Bu kâbusu bir anne rüyasında görecek olsa günlerce uyku uyuyamaz, toparlanamaz... Sonra anneler için bir ümit ışığı beliriyor; doktorlar kızılhaç ile görüşüyorlar ve onlara deniyor ki "üzülmeyin, kızılhaç bu bebekleri teslim alacak ve başka güvenli bir hastahaneye sevkedip orada yoğun bakımda yeniden tedavi altına alacak. Çünkü söz verdiler bize, SÖZ DEDİLER!.." Normal bir durumda bebeğiniz yoğun bakımdayken, her gün ona anne sütü götürürsünüz, başka bir şeyle beslenmesine gönlünüz razı olmaz. Her gün ona süt götürür, iyi olduğunu duymadan oradan ayrılamazsınız... 17 GÜN!!! Lanet olası işgalcilerin işkenceye çevirdiği 17 Gün... Bilmem kaç yüz saat, kaç bin dakika!... Lanet olası Sözler!... Tam 17 Gün haber alamıyorsunuz. Sonra bir gün bir gazeteci (Muhammed Baaluşa) hastahaneye kamerasıyla giriyor ve
'İsrail Teröristtir.'