Mutlulukları yağmalanmış kaderin saf tuttuğu
bu şehrin büyüdüğümüz yollarında
ben sana emekler, sen hep onda biterdin
Gözlerince küçük düşürülmüş yaşama isteğimle
gülümser, sevgince muaf tutulmuş şiirler yazardım
Sen, ben bilmezdim sanırdın
Bana şiir dinlemeye gelir, onunla mısraları yıldızlara asardın
Sabıkalı bir şehrin icralı kaldırımlarında uzak
anlamları olan basit bir cümleyle düşlemek
Ve aylak bir çobanın kavalından şarkı yapıp
ezgilere bağışlamak Çolak bir ressamın elinden
resmetmek bir tabloda seni cinayettir bilirim
Hasadı gecikmiş zamanlardan
içi elem dolu kaç hatıra varsa bana payidar,
uzakları sen olan yolların nasırlı mesafelerine
gizledim, biliyorum dönmeyeceksin