Karalar bağlamış, çiçeği burnunda
bir matemin seremonisinde siyahlar
içinde avuturken içimizde ölen her
şeyi, gecenin en azılı katilleri olarak
bir yalana tutuklu kalmışız
Tepesine kuş pisleyen çatılı evlerde
derme çatma yalnızlıklar kalıyor payımıza,
içinde ışıkları eksik olmayan kalabalıklarda
Ve en çok bekleyenleri kırıyor bu hayat,
sadakat en büyük yeminimiz oldukça
Bir nüshası sende kalmış ömrümden hummalı kayıplar,
Bozuk bir plakta malulen emekli olmuş seksenli şarkılar,
Başka bir dilde karşılığı olmayan mutlulukların
izdihamıyla hatırlanan çocuksu yaşanmışlıklardı
Dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin
Bayrakları yarıya indirilmiş
yüreğimle kırık biblolar üstünde
tütsüler yakar Çilek tadında
kokularla buğulu camlardan
mevsimler arası geçiş yapardım
En güzel baharlara kokunu giydirir,
kırık bir fincanda papatya falı
bakardım ama sen dönmezdin