“ Mücadele ile savaş arasındaki bir diğer önemli ayrım, mücadeleyi kendi gelişimin için, savaşı ise kendini diğer insanlara kanıtlamak için yapıyor olman. “
Hangi yanda duracağım doğrunun mu, yalanın mı? Görüşecek miyim yalancı biriyle kötülük yapan ya da onların kurbanlarıyla acı çeken hakikat için? Yanlış, hep yadsır senin değerli armağanlarını. Yayılmaz mı yalan onların akıllarına ve yüreklerine?
Zülfü Livaneli’nin yine çok keyif alarak okuduğum eserlerinden biri oldu. Yazarımız Abdülhamit’i hem iyi hem kötü yönleriyle tarafsız olarak bi biyografi niteliğinde ele almış. Hem hak verip hem kızdığım yerleri oldu. Evet saltanat hata kaldırmıyordu ama nihayetinde Abdülhamit’te bir insandı. Çağın gerekliğine uyum sağlamakta zorlanan padişah bu kitapta insan,baba,eş ve bir erkek olarak zihnimizde canlandı. Dönemin olaylarını, ittihatçıları ve saltanatı sorguladığım sonunda Atatürk’e teşekkür ettiğim bir kitap oldu.