susmasini soyluyorum icimdekine. susmasini yoksa islerin daha da kotuye gidecegini soyluyorum ancak her zaman oldugu gibi yine bir kere bile dinlemiyor beni. kendi icimizde ayirdigimiz parcalar bizden kontrolu almak ister ve bunu basarmak icin yasadiklari yeri dahi karsilarina alirlar. bana gore insanoglu bu nedenle en korkunc yaratiktir. cunku insanin kendine bile acimasi yok, icinde yasayanin dahi yasadigi yere acimasi yok. bu yuzden zalim varliklar, acinasi varliklar.
“bir yere ait olmayanlari iyi tanirim, her yere ait gibi davranirlar” diye bir cumle okumustum cok sevdiğim bir yazarin kitabinda. suan kitap nerde bilmiyorum, neyse, konu da bu degil zaten.
bence bu cumle tam olarak insanları tanimliyor. nereye ait oldugumuzu bilmiyoruz bu yuzden her yere aitmiş gibi davraniyoruz.
ben bir yere ait degilim. ne kendime ne baskasina ne de bir seye. ben ait degilim. ben insan degilim. kendimi tanimlayacagim bir sey yok benim.
dusuncelerim korkutmasin sizi, karsi cikmiyorum hicbir seye. sadece “insan kalibina” girmeye calistigimda olanlari gordum ve hala vucudumda tasiyorum izlerini.
ben aci cekmemek icin tutumu reddediyorum.