GİRİŞ
Antonio Damasio’nun esas sorusu, algısal haritalarımızın yani imgelerimizin nasıl olup da bedensel hislere dönüştüğü; algısal haritaların veya imgelerin nasıl hissedildiği ve deneyimlendiğidir. Antonio buna şu şekilde cevap verir: Bedenimizin zihnimizde bir yeri vardır. Dolayısıyla organizmanın maddi manevi, fiziksel veya zihinsel durumunu tehdit eden ne varsa ekarte edilir ve problem ortadan kaldırılmaya odaklanılır. Bu yüzden Damasio için hayatta kalmak, iyileşme ve refah içinde ölmeyi beklemektir.
İMGELER VE HARİTALARI, HİSLER, DUYGULAR, BİLME
Beden haritaları, aklın zekâ içeriği olan hali yani imgeler, hem bilinçli zihinlerdeki benlik sürecini hem de organizmanın dışındaki dünyanın anlaşılabilirliğini destekler. Hem kendimizi hem de çevremizi hissedebilmemiz buna bağlıdır. Yaşam bir sinir sistemi bile olmaksızın sürebilir fakat harita oluşturabilme özelliği bir tek biz insanlarda vardır. Bu haritalandırma motor davranışlar için bilinçdışı düzeyde kullanılabilir. Bilinçdışının bizi isteklere yöneltmesi ve o isteği tamamlama ihtiyacı burada yatar.
Yaşayan beden imgelerle beraber bilinçli bir zihne sahip olur. Nitekim aklın bilinç kazanması da imgeleştirmedir. Zihin haritaları iç ve dış dünyayı anlamlandırmanın ilk şartıdır. Nesneler, fiiller ve duygular; dilimize, matematiğe ve de müziğe imgelerle aktarılır. Mesela çeviri yaparken imgelerimiz aynı ya da yakın olacak şekilde çalışır. İmgeler, beynin vücudumuzun iç dünyasıyla işbirliği ve etkileşimi yoluyla bize ulaşır. İşte bunlar zihinde akışa dahil olmakta, ezberlenmekte ve hafızaya atılmaktadır. İmgeler, hissetme ve içe bakışla birlikte zihinsel deneyimlere dönüşür.
Hissiyatımızın aracısı olan duygular, bedenimizin eylemlerdeki karşılığıdır. Bilinç kazanmış akıl sayesinde hissediyoruz ama aynı zamanda