Hayatta kalıyorum.Bazen buna bile inanamıyorum ama evet kalıyorum.Yatağımın kenarına oturuyorum her sabah, gitmek zorundaymışım gibi.Yorgunum ama kimse bunu duymuyor. Ne güzel gülüyorsun diyorlar.Bilseler o gülüşte kaç vazgeçiş var…her iyiyim'in içinde hangi fırtına saklı.Ama sormuyor kimse.Ben de anlatmıyorum artık.İçim konuşmak istiyor ama dilim susmayı öğrendi.Biraz da mecburiyetten. Ne tam gidebildim, ne de kalabildim. Adına yaşam demiyorlar belki…ama adı da bu değilse nedir? Sadece bir boşlukta çırpınmak gibi.İçimde hâlâ bir ses fısıldıyor bir gün geçecek…Ama o ses bile yorgun artık.Kısık, kırık, solgun.
Ben hayatta kalıyorum ve bazen sadece bu bile bir mucize gibi.Bazen de hiçbir şey gibi.