S

S
@imiserable
8 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Bunun da gözlerinde bir parçam kaldı. Bundan sonra bunu da hesaba katmalıyım. Beni tanıyanlar arasında bu da olacak. Olmaz ama. Unutur o. Benim tanıdıklarım arasında bu da olacak. Gelmeseydim keşke, hiç gelmeseydim. Tanımayıverir, geçerdim. Şimdi o da var. Parçalarımı toplarken, bunun gözlerinde, yeşillerin dibinde kalanını da bulmak, unutmamak gerekecek. Odanın parasını verdim zaten. Erkenden kaçayım yarın. Elimden gelse de, görünmesem ona. Erkenden kaçmalı. Pencereden içeriye dolmuş denizin, yıldızların içinde uyuyacağım. Kâtip “Aşk Sanatı”nı okur şimdi. Işığı hiç yakmamışım, göğün aydınlığı yetmiş. Bir komodin de varmış odada. Yeni odada yatmak, heyecan gibi bir şey. Çarşafın serinliği duruyor hâlâ. Yatayım artık
Reklam
yorgunum, kahvem çamur gibi batmaya da razıyım, artık beni anla yeter ki sen beni hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma.
“Ve bir zamanlar nasıl olduysa, dış görünüşümü önemsemeyerek, sahip olduğum muhteşem özelliklerden dolayı beni sevecek varlıklarla karşılaşmayı ümit etmiştim. Onur ve fedakârlık gibi yüce düşünceler beslemiştim. Oysa şimdi, işlediğim suçlar beni en acımasız hayvandan da alçak bir duruma düşürdü. Benimki gibi bir suçluluk, hainlik, kötülük ve sefillik kimsede yoktur. Geri dönüp işlediğim korkunç suçları düşündüğümde, bir zamanlar düşünceleri yüce ve üstün güzellik hayalleriyle, iyiliğin ihtişamıyla dolup taşan kişi olduğuma inanamıyorum. Ama gerçek bu işte; cennetten kovulan melek hain bir şeytana dönüşür. Oysa o Tanrı ve insan düşmanının bile dostları, yardımcıları vardı; bense yapayalnızım.”
“Kimi zaman kuşların güzel şarkılarını taklit etmeye çalışıyor, başaramıyordum. Bazen de kendi duygularımı kendimce ifade etmek istiyor, ama çıkardığım tuhaf, anlaşılmaz seslerden korkarak yeniden sessizliğe gömülüyordum.” Frankenstein ya da Modern Prometheus
Geri dönüşü imkânsız bir felaket tarafından en değerli bağlarından koparılanların duygularını, ruhların düştüğü boşluğu ve yüzlerden okunan çaresizligi tarif etmeme gerek yok sanırım. Her gün gördüğümüz ve varlığını varlığımızın bir parçası gibi benimsediğimiz kişinin sonsuza kadar aramızdan ayrılabileceğini, sevdiğiniz o gözlerdeki ışıltının sönüp gittiğini ve kulaklara öylesine aşina ve kıymetli gelen bir sesin susabileceğini, bir daha hiç duyulmayacağını akla kabul ettirmek öyle uzun zaman alıyor ki..
Reklam