…
aslında bembeyaz şeylerden bahsedecektim
bir güle kırmızı davranmanın masalında kaldım
toydum ve hakir
dedim bileye bileye ettiğiimiz şu heykel ne kadar da çirkin
ne kadar da sakar şu ettiğimiz akıl
şu dalgın merhamet
şu yol şu yordam
yine de kalktım yürüdüm dünyada
leke bir kalbin kenarındaki yavaşlık
soğuk bir yüze bulaşmış masal gibi
dünya yuvarlaktır dediler
yanlış ve uzundur anladım
…
…
başka hayal girince aşkın girmediği evlere
kapının sesine inanmak feci
biz demek korkunç
zaman yok esna yalan
eşyanın asıl yeri kimin haddi
kimin hesabı sevişmeyi artık unuttum sanmak
iki kişiysek neden üç ağız tadımız var
neden kağıt elimizi keser
elimizi keser masalını yazdığımız bıçak
…
…
kendi masalından düşene biz denir bir vakitte
insan durup kuyusunu beğenmeye gelir bir dünyada
birkaç kişiydik güya
birkaç iş vardı
birkaç ev
iki ömür üç defa eşyanın asıl yerini aradım
aramak eşyanın en kötü yeridir
…