Herkes bir yerlere yetişme derdinde; ama kimse kendi kalbine uğramıyor. Oysa en uzun yol; dışarıya değil, içeriye doğru olandır. Vicdana, hakikate, kendine… Yol uzun olabilir, ama yönün doğruysa varış da güzeldir.
Akşamdan akşama sadece uyumak ve ertesi günün çarkına hazırlanmak için uğradığımız bir durak haline geliyor hayatımız. Kendi hayatımızda sadece birer geceleme yapan misafirler gibiyiz; ev sahipliği yapıp kendi duygularımızı ağırlayacak ne vaktimiz var ne de takatimiz.