Bazı şeyler kağıda yazılmazdı. Kaybolmaması için yazılması öğretilirdi ama bazı şeyler hiçbir zaman kaybolmazdı da. Çünkü bazı sözler kâğıda değil, kalplere yazılırdı. Bazı miraslar, eşyalarla değil, anılarla taşınırdı.
Ve bazı vasiyetler, okunmaz, yaşanırdı...
Bu duvarlar sanki topla tüfekle üzerime geliyor gibiydiler. Çevremdeki her şey beni tehdit ediyor gibiydi. Oksijen bile bana karşı görevini yerine getirmemekte ısrarcıydı.