Biri “ seni seviyorum” dediğinde sözler seni aldatmasın. Ama aldatılacaksın çünkü kimse gerçeğe bakmıyor; insanlar sadece kelimelere bakıyor. Biri “ seni seviyorum,” dediğinde “ evet, beni gerçekten seviyor,” diye düşünüyorsun. Ama tuzaga düşüyorsun ve sonra zorluk çekiyorsun.
Sen bu adamın -ya da kadının” gerçekliğine bak. Kelimeleri dinleme, gerçeği dinle. Bu kişinin gerçekliği ile uyum içinde ol, çünkü sadece o zaman, sözlerinin sadece kelimelerden ibaret olup olmadığını anlayabilirsin. Her zaman içeriğe bak, asla kelimelere bağlı kalma; aksi taktirde er ya da geç hayal kırıklığına uğrarsın. Dünyada pek çok sevgili hayal kırıklığı yaşıyor ve bunların %90’ı sırf kelimeler yüzünden hüsrana uğruyor. Kelimelere inanmışlar, gerçeğe bakmamışlar
Yazarın neden ödül aldığını anlıyorum. TOMA’ndaki barda o kasvetli ortamı ve gösteriyi tam olarak hissettirip yaşatıyor size. Ancak sıkıcı stand upları sevmeyenler bu kitaptan uzak dursun. İsrail kültürüne yabancı biri olarak birçok konuyu ve espriyi anlayamadım. TOMA’n da beni meraklandırıp araştırmaya sevketmedi. Hani soğuk bir gün dışarıda vakit geçiremeyeceğiniz ama eve de gitmek istemediğiniz bir zamanda bir yere sığınır yağmurun geçmesini biraz ısınmayı beklersiniz de o sırada içerde aslında size hiç uymayan bir ortama tahammül etmeniz gerekir. İşte bence roman tam da bu ama sonunda kadar sabır gösterip göstermemek size kalmış. Ben yağmur dindikten sonra kendimi hemen dışarı attım. Zira bu romanın devamı var deseler uzak duracağım kesin.