Kurtuluş savaşı sonrası bir şehir olarak Ankara’nın mimari, kültürel, sosyal yapılarla imar edilişine o dönemin kültür, sanat ve eğitimcilerinin de nasıl özveriyle dahil olduklarını tarihi olaylara şahitlikleriyle aktarılan güzel bir kitap.
Ülkemizin kurucu temellerinin ne kadar vizyoner bir yaklaşımla oluşturulduğunu, o dönem kuşağının bu vizyona inanç duyarak özveriyle çalışmasını ve tabi bu vizyona karşı duranların fırsatını bulduklarında ilerlemeyi terse çevirecek politikalarla etkisi bugünlere kadar ulaşan bir yaklaşımla ülkemizi ne kadar kayba uğrattığını anlamak için de bu kitabın okunmasını tavsiye ediyorum.
İsimlerini duyduğumuz bir şekilde eserlerine denk geldiğimiz aydınların yaşamlarına dair detayları bulabileceğimiz bir kaynak kitap. Kısacası ben severek okudum. Okuyacak olanlar da sevecektir.