Recep Yıldırım, Düştüğün Yerden Kalk'ı inceledi.
21 May 13:41 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Erzurum'da İnci Aral'ın Sevgili isimli romanını bitirdikten sonra, dönmeden bir gece önce bir arkadaştan Eşik yayınlarından Leyla Semiz isimli yazarın yazdığı düştüğün yerden kalk isimli kitabı ödünç aldım. Kitap muhteşemdi. Ben bu zamana kadar bir çok kitap okudum. Ama okurken gözlerinin dolduğu, okurken keşke dediğim ödünç alıp ve aldıktan sonra başlayıp gece 03.10 sularına kadar okuyup bitirdiğim ilk kitap. Kitap 160 sayfa ama bu kitap, bir ömür! Her sayfayı merak ederek okudum. Sonuç itibariyle herkese tavsiye ederim ve kitaba on üzerinden on puan veriyorum.

Recep Yıldırım, Sevgili'yi inceledi.
21 May 13:36 · Kitabı okudu · 4 günde · 6/10 puan

Edebi bir yapıt olarak değerlendirdiğimde, güzel bir kitap. Fakat kitapta editoryal hatalar mevcut (harf hataları, cümledeki kelimeler arasında boşluk olmaması gibi)
Kitabın konusu ve ele alınışına gelelim. Yusuf Güney, Yavuz Günay isimli bir karakterle canlandırıliyor. Eşi Fatma Hanim ise Nilufer olarak hayat bulmus. Kitapta politik ideoloji (sol fikir, sosyalizm ve komünizm gibi) birazcik masumane anlatılıyor, dönemin tek suçlusu sağ hükümetlermis gibi lanse ediliyor. Edebi kurgu güzel ama bazi yerler bir biri ile çelisiyor. Sosyalizm olsun Komünizm olsun bu doktrinlerde ki fikirler cogu zaman kagitlarda ve beyanlarda kalmıştır. Celisen yerlere ornek vermek gerekirse, (cümleyi tam hatirlayamiyorum ama verilen mesaj yazdığım gibi)

Nilüfer, leventteki evini satip daha makul bir yerde yaşamayı, lüks otomobili satıp halkla birlikte otobuse binmeyi istiyor.
Daha sonraki sayfalarda, Yavuz ve Nilüfer film cekimi icin gittigi bir ilde 'konforlu' bir otelde kalıyor.

Yavuz Günay haberleri izlemek icin radyoyu acti.

Bu yazdiklarim çelişki ve hatalı cümlelere örnek.
Ama akıcı bir kitap. Bir sonraki sayfayı merak ediyorsunuz. Beş üzerinden üç puan verdim kitaba.

Buse, bir alıntı ekledi.
20 May 23:31 · Kitabı okuyor

Benim ülkemde mutluluk henüz çicek açmamış bir ağaçtır. Tohumu toprağa düşmemiştir bile.

Sevgili, İnci AralSevgili, İnci Aral
Türkan Erdizci, Kıran Resimleri'ni inceledi.
19 May 00:59 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

19-26 Aralık 1978'i özetleyen müthiş bir eser. İnsanlığın nasıl bir gün de öleceğini, insanlığı içselleştirememiş varlıkların nasıl ölüm makinesine dönüşelebileceğini, her gün kapısını çaldığı, yemeğini, sofrasını paylaştığı, güvendiği insanların (!) yaşantıları farklı diye yaşamlarını nasıl yıktığını anlatan kitap.
Kayıplarına bile üzülemeyecek kadar çok şeyi kaybeden insanlar...
Bu kitap hakkında söylenebilecek o kadar çok şey varken söylenecek hiçbir şey yok aslında.
Kaybolup gitmiş olan onca şey bir kitaba, bir kaç söze ne kadar sığdırılabilirse sığdırmaya çalışmış İnci Aral.
Son olarak yazarın sözleriyle bitirmek istiyorum.
"...bütün çocukları ölmüştü. İşte o hâlâ yaşıyordu. Yaşıyor muydu? Kendi gövdesinin herhangi bir nesneden öte ne değeri olabilirdi artık. Gereksiz yere yaşayan bir şey. Şimdi bilmediği bir evde, yabancı bir odada, kendi yokluğunun, yıkıntısının adı konamaz derinliğinde yatıyordu ve belki de onun mezarı da burasıydı." sf. 33

Oku, bir alıntı ekledi.
18 May 21:52 · Kitabı okuyor

... Kuşları görebilmek için yalnızca gökyüzüne değil, kumdaki ayak izlerine de bakmak gerekiyordu.

Şarkını Söylediğin Zaman, İnci Aral (Sayfa 79)Şarkını Söylediğin Zaman, İnci Aral (Sayfa 79)
Gülhan Aşanboğa, bir alıntı ekledi.
16 May 18:33 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Ben tutucu değilim. Makineleri değil, insani ve derin olanı savunuyorum."

Sadakat, İnci Aral (Sayfa 111)Sadakat, İnci Aral (Sayfa 111)
Oku, bir alıntı ekledi.
16 May 16:46 · Kitabı okuyor

" Zaman içinde yaşadığımız bir akarsudur, bizi alıp ya ileriye doğru götürür ya da boğup öldürür."

Şarkını Söylediğin Zaman, İnci Aral (Sayfa 9)Şarkını Söylediğin Zaman, İnci Aral (Sayfa 9)