İrem Nur Dönmez

İrem Nur Dönmez
Puan vermedi·144 syf.··
2025 4. kitabı
Anlatıcı tarafından aktarılan Fanny’nin duygularını içeren kitapta başlangıçta ne oluyor dedim, mesela Fanny bir kadın mıydı erkek mi birbirinden kopuk ve değişken zaman kitabın yer yer anlaşılmasını güçleştirdi. Kitabı bitirdiğimde ise hissettiğim bambaşkaydı birbirinden kopuk cümleler bile anlam kazandı. Bu bir kaybolmuşluğun anlatısıydı ve bunu bu anlatış tarzıyla çokta güzel vermişti yazar. Sarhoşken şişe kırıklarının üzerine düşerek eli sakatlanan ve elindeki güç kaybı nedeniyle piyanoyla eskisi gibi ilgilenemeyen ve çalamayan Fanny yaşadığı bu kayıpla yok oluşunu başlatır aslında. Dünyası bağlı olduğu bir şeyi kaybetmesiyle değişen Fanny’nin akıl oyunları en yakın arkadaşlarındandır artık. Oysa çocukluğunda kendisine Felix lakabını takan kişidir Felix mutlu anlamındadır. Fanny mutludur yani kaybından önce. Bu bir kayboluşu anlatmaksa eğer birbirini tamamlamayan cümlelerin olması bana çok olağan geldi. Kendisine Felix lakabını takabilen Fanny günün devamında giyindikten sonra dışarıya çıkamaz hale gelmiştir. Yer yer iki hafta gibi uzun süreler boyunca dışarıya çıkmadan yaşamıştır. Zihni o kadar çok oynamaya başlamıştır ki her an her şeyi adeta mikroskopla incelemek zorunda kalan Fanny için yaşama durumu zorlaşmıştır. Yaşamak için çaba göstermiş ve alkole sığınmıştır. Alkol dizginlemiştir insanlara bağırmıştır, hobiler bulmuştur ama yetmemiştir. Şöyle diyordu bir yerde anlatıcı “insan bazen celladını ele vermesi imkansız olduğunda kendini öldürür.” Çok sesli koromuzda cellad mutlaka vardır ve hiç kimse kendisini ele vermez. Fanny kayboluşuyla problem haline gelen yaşamayı daha 43 yaşındayken intiharla çözüme kavuşturmuş ve bulutların üzerinde süzülüşünü okuyucu ile paylaşmıştır. Hiç susmayan bir zihinde yaşamak ölmekten daha kirliydi belki de. Ek olarak; kitabın
Leopar Desenli ŞapkaAnne Serre · Dedalus Kitap · 2025957 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Lise sondaydım.. Felsefe hocası derse girdi, "arkadaşlar bana pisliğin tarifini yapar mısınız?" dedi. Birer birer cevap verdik ama hoca hiçbirimizin cevabını doğru kabul etmedi. "O zaman siz yapın tarifini hocam." dedik.. Hoca ayağa kalktı ve; "Pislik bulunmaması gereken yerde bulunan şey veya kişidir." Diye bir tarif yaptı... "Nasıl yani?" dedik "Çok kolay arkadaşlar."dedi.. "Örneğin annenizin saçını öper ve koklarsınız. Ama o saçın bir tek telini dahi yemek tabağınızda görseniz iğrenirsiniz ve o saç pislik olur." Yine tabağınızdaki yemeğinizi yağına ekmek banarak yersiniz ama o yağın bir damlası bile elbisenizin üzerine damlarsa o yağ artık pis olur." "Ve bir kimse bulunmaması gereken bir makamda bulunuyorsa eğer, unutmayın ki o da bir pisliktir." #Alıntı
1000Kitap