Onur Girgin, Bülbülü Öldürmek'i inceledi.
37 dk. · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Irkçılığın neden acımasız ve insanlık dışı olduğunu en masum yanımız olan çocukların gözünden anlatan harika bir roman. Ayrıca her hukuk öğrencisinin kesinlikle okuması gerektiğine inanıyorum.

Cansu Kocaman, bir alıntı ekledi.
39 dk.

Hayatta kendimize ağırlıklı olarak insanlık adına çalışabileceğimiz bir konum seçersek hiçbir yükün altında ezilmeyiz. Çünkü yaptığımız fedakarlıklar herkesin faydasına olur. Böylece küçük, bencil keyiflerle yetinmek zorunda kalmayız. Saadetimiz milyonların saadeti olur; eylemlerimiz sessizce ama sonsuza dek yaşar; küllerimizin üstüne onurlu insanların gözyaşları dökülür.

Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Karl MarxZincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Karl Marx
Selman Ç., bir alıntı ekledi.
1 saat önce

Gecenin içinde ince bir keder vardı. Elle tutulsa tutulur, gözle görülmek istense görülürdü. Sokaklarda, köşe başlarında, yorgun apartman duvarlarında bulunabilirdi. Gökte aranabilir, zeminin üstünden sökülüp alınabilirdi. Her yerde keder vardı. Şüphesiz her keder bir hayat hikayesiydi. Birbirlerine dolanan, karmakarışık ve çözülmesi için herkesin aynı anda ölmesi gereken tuhaf bir öyküydü insanlık.

İnsan Çürümeye Başladığında, Mustafa Becit (Sayfa 71 - Küsurat Yayınları)İnsan Çürümeye Başladığında, Mustafa Becit (Sayfa 71 - Küsurat Yayınları)
Tolga E, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

'Hayat saçma ve kötü,buna şüphe yok,'dedim kendi kendime.Ama yaşadım ve hala yaşıyorum, bütün insanlık da yaşadı ve hala yaşamayı sürdürüyor. Bu nasıl olabilir? Ölebilecekken neden yaşar insan?

İtiraflarım, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 64)İtiraflarım, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 64)
Ceylan, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kuma! Bu sözcükten tiksiniyorum. Hangi karanlık çağda, kim düşünmüştü bunu? Ruhuyla, gövdesiyle köle olan ikinci kadının durumundan daha aşağılık ne olabilirdi? Ey mutsuz kadınlar! Ey, insanlık onurlarını yitirmiş, aşağılanmış, sefilce yaşamış kadınların ruhları, kalkın mezarlarınızdan! Kalkın ey acı çekmiş zavallılar, o çağların karanlığı sizinle birlikte silkinsin! Yazgısı sizinkinin aynı olan sonuncu kuma söylüyor bunu size!...

İlk Öğretmenim, Cengiz Aytmatov (Sayfa 58)İlk Öğretmenim, Cengiz Aytmatov (Sayfa 58)
ebru cemre, Unutkan Ayna'yı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

#unutkanayna 1915 yılında Nevşehir'de geçen on günlük bir zaman dilimini saat saat aktarıyor bizlere.
Kurgusu Ermeni tehciri üzerine ve film tadında merakla okunan,su gibi akıp giden bir kitap
Kitapta karakterler çok.Türk,Ermeni,Rum,müslüman ve gayri müslimler... Hepsi birbirinden farklı karakterler ancak asla karışıklık yaratmıyor aksine kitaba renk katıyor.
'
Kapıları işaretlenen Ermenilerin evleri aranıyor.Falakaya yatırılıp sorgulanıyor ve aşağılanıyorlar...
Vatan'ı bildikleri topraklardan zorla tehcir ediliyorlar.
Ne yazık ki sanki hepimizin gideceği yer aynı değilmiş gibi vicdansızca davranan,insanlara dininden,dilinden,kendi tercihlerinden dolayı baskı yaparak onları göçe zorlayanlar var.
Bu insanlık ayıbı geçmişten günümüze hala devam etmekte.
Boş yere yaşanan üzüntüler,acılar,kaybedilen hayatlar...
Keşke herkes "Yaratılanı severim,yaratandan ötürü" sözünü düstur edinebilse...
'
Geçmişimize ayna tutan bu samimi kitabı için sevgili @gursel_korat 'ı tebrik ediyorum

Mehmet Ferit, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

- "1800'lerin sonunda yaşayan, dinamiti bulan şu İsveç'li kimyager vardı" dedim, "bilimin insanlık üzerindeki etkilerinden kaygılanıyordu."
- "Evimizi havaya uçurmak için dinamit kullandıklarını biliyor mu?" diye sordu annem. "Kastettiği etki bu mu?"

Badem Ağacı, Michelle Cohen CorasantiBadem Ağacı, Michelle Cohen Corasanti
Melek yeter, Hüyükteki Nar Ağacı'ı inceledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Onlarca acı , onlarca kıyım, onlarca savaş yaşandı , dağı taşı ağıt yakan bir memleket burası; her köşesi binbir hikaye taşır , yağmur sonrası ıslanmış toprağı bilir misiniz? Güneş doğunca kurumaya yüz tutar da çatlaklar oluşur toprakta , işte o toprağa dokunmak gibi bu memlekete dokunmak ...henüz kurumamış gözyaşları ıslatıyor insanin elini ; insanın o gözyaşlarına dokunası geliyor , insanın kendi elini öpesi geliyor
Bunca zulüm bunca acı , bunca hasret..insanı bu coğrafyada doğduğuna pişman edecek ne çok şey var.. ama elimizde değil ki seviyoruz.. bu toprağa dokunmak acılarından yeniden doğmak istiyoruz .. çünkü herşey bir yana bu topraklarda insanlık var, yaşanmışlık var, sevgi var, İnsanı bu coğrafyada doğduğuna sevindirecek ne çok şey var!
Bu topraklarda doğduğuma sevinecek o kadar şey var fakat ben şimdi Yaşar Kemalle aynı coğrafyada doğduğuma seviniyorum , onu yazdığı dilde okumanın , anlamanın verdiği sevinci iliklerime kadar hissediyorum..

Hüyükteki nar ağacı..Mehmet , Hösük, Aşık Ali, Çocuk Mehmet ve Yusuf' un hikayesidir. Traktörler icat olunca makineli tarıma geçme olayını sevinçle karşılarız coğrafya derslerinde, modern araçlar demek modern tarım demek bu da modern ülke demek , bunun yanında bu moderenleşmenin insan hayatına nasıl geçtiği umurumuzda olmaz , çünkü biz o zamanlari yaşamadık. İki kuruş da olsa iş olsun yapacak iş olsun da isterse ölelim ' kadar büyük bir çaresizlikten bahsediyorum . İs vardır umuduyla köy köy dolaşan hayali evine çocuklarına yüzü ak dönmek olan insanlardan..
Yusuf , Mehmet, Hösük, Aşık Ali ve Çocuk Mehmet.. Yazar sanki hepsinin yüreğini yüreğinize koyuyor, onlarla yürüyor onlarla düşünüyor onlarla aç kalıyorsunuz.

Umutsuzluk umudun bir sonucudur' diyor Yilmaz Güney ' Umut ' filmi için . Kitabi okurken bu filmi yeniden yaşadım.. Orada da bir ağaç vardı ve yakınında define .. Ordaki insan da biliyordu ya içten içe olmadığını yine de umut işte, yaşayacak bir neden arıyor insan. Bu kitapta da hiç görülmemiş bir ağaca bel bağlıyor insanlar, Yusuf u iyi edecek kendilerine iş verecek bir ağaç.. ' öyle bir ağaç yok' diyorlar , bir kere inandı bizimkiler , vazgeçmiyorlar
.." O ağaç olmasa nasil iyileşir Yusuf, nasil iş buluruz, karımızın çocuklarımızın yüzüne nasıl bakarız, tabi ki var öyle bir nar ağacı , olmazsa ne yaparız "

Sonunda gidilir oraya , o höyüğe. Ağaç yok kurumuş bir kök var yalnizca, bu bile yetiyor, umudunu bunca sıcağa , açlığa ,susuzluğa yokluğa , hakarete yitirmemiş güzel yürekli insanlara. Bir kuru kök bile yetiyor insanları birbirine sıkı sıkıya bağlamaya

hayat gereksiz ve yüszüzlerle dolu senin yanında gizli bi şekilde senin arkandan konuşurlar sonrada yüzüne karşı gülerler insanlık bumu şeytanın yapmıyacağı şey ama tek bişey mmerak ediyorum
bunları arkamızdan söyledikten sonra bidaha yüzü yüzüme nasıl bakıcaklar diyiyorum ama evet onlar yüsüzler 2 yüzlü dediklerinide duydum 1 ini veriyimde yüzsüzlük ten kurtul

Kitap Güneşim, All You Need Is Kill 2 : Öldür Yeter 2'i inceledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Dünya uzaylı işgali altında ve ülkeler Taklitçi adı verilen yaratıklarla savaş halinde. Bugüne kadar bu derece büyük bir savaşın içerisine girmemiş olan insanlık, Birleşik Savunma Ordusu adı altında bir ordu kuruyor ve tüm uluslar bu ordu içerisinde birleşerek savaşa giriyor. Bu yaratıklar geçtikleri yerdeki herkesi ve her şeyi yok edecek ilerliyorlar ve yavaş yavaş tüm gezegeni işgal etmeye başlıyorlar.

Keiji Kiriya, birliğin Japonya'daki kolunda göreve yeni başlamış bir asker ve Birleşik Savunma Ordusunun en önemli savunma hatlarından birinde görev yapıyor. Birgün rüyasında Taklitçilerle girdiği ilk savaşta hayatını kaybettiğini görüyor. Rüyayı gördüğü günün sabahı Taklitçilerle girdiği çatışmada hayatını kaybediyor ve bir önceki günün sabahında tekrar uyanıyor. Bir döngü içine giren Keiji Kiriya, ölüm acısını her gün yaşamak zorunda kalıyor. Tek çaresinin savaşın sonuna kadar hayatta kalmak olduğunun farkına varıyor. Ancak bu sandığı kadar kolay olmuyor. Bu süreçte yanında olan kişi Amerika'dan gelen uzman birliğin üyelerinden biri olan ''Savaş Alanının Sürtüğü'' lakaplı Rita Vrataski oluyor.

Aynı zamanda 2014 Amerika yapımı Edge Of Tomorrow isimli bilim kurgu ve aksiyon filmine ilham olan bir manga serisi. Baş rollerinde Tom Cruise ve Emily Blunt oynuyordu. Bir çoğunuzun bu filmi izlediğini düşünüyorum. İzlemediyseniz filmi izleyip manga hakkında bir bilgiye sahip olabilirsiniz. Okumak için kararınızı bu filmi izledikten sonra verirsiniz belki.
https://kitapgunesim.blogspot.com.tr/...oldur-yeter-1-2.html