İnsanoğlu kendi içindeki şüpheyi dindirmek için hep gidip en masum olanın canını yakıyor. Yol kenarında kendi halinde açan bir papatyayı koparıp, kalbindeki o koca belirsizliği onun incecik gövdesine yüklüyorlar. Bir "seviyor" sesi yükseliyor yaprakların arasından, bir "sevmiyor"; her kelimede bir parça daha kopuyor canından. O son yaprak da hırsla söküldüğünde, ortada ne gerçeğe kavuşmuş bir aşk kalıyor ne de o çiçekten geriye bir hayat. Kendi kaderini bir başkasının bencilce kopardığı parçalarda aramak, bu dünyanın galiba en sessiz yenilgisi…