Gerçek tekti ama ona ulaşmanın yolları çok fazlaydı. O yolların ortak özelliklerine baktığımızda ise daima sorgulayan, kendini geliştiren, bilgisini arttıran, arttırdıkça yükselen ve yükseldikçe alçakgönüllü olan insanları görmekteydik. Din, dil, ırk ayrımı yapmayan, insan olmanın ilk şartının merhamet duygusu olduğunu öğrenmiş olan, hayvanlara iyi davranan, bitkilere iyi davranan, çocuklara iyi davranan en önemlisi de kendine iyi davranan insanlar seçilmeye en yakın olanlardı.
Sadece içsel ilerlemek yetersiz olabiliyordu çünkü istenen uzmanlaşma ya da orjinalleşmeydi. Bir grup ya da tarikata girip, birinin peşine takılıp aklını başkasına teslim edenler bu noktada uyanmış ama ilk sınavda elenmiş insanlar olarak hayatlarına devam ediyorlardı.
Yaşamayı seçen insanlar her şekilde yaşamanın bir yolunu bulurken, içsel olarak yaşamdan zevk almayanlar kendi hayatlarını bitirdiklerinin farkında bile olmuyorlardı.