"Temiz bir odayı kendi haline bıraktığınızda oda kendi kendine temiz kalmaz. Tozlar birikir ve eşyalar yer değiştirir. Düzenin sürmesi için odaya dışarıdan enerji uygulamak zorunludur. İnsan zihni, ilişkilerin, kariyerin veya kişisel disiplinin ekstra bir çaba harcamadan mevcut seviyesini koruyacağını zanneder. Bu durum psikolojide "statüko yanılgısı" olarak bilinir. Oysa psikolojik ve sosyolojik yapılar da fizik kurallarına tabidir. Yatırım yapılmayan her bağ, gösterilmeyen her irade hücresi zamanla zayıflar ve yıkılır. Üzerine hiç konuşulmayan ve sorunları çözülmeyen dostlukların zamanla kendiliğinden kopması bu yasanın bir sonucudur. Ayrılık için kavga etmeye gerek yoktur; iletişimi kesmek yeterlidir. Hayatı inşa etmek için büyük eylemler gerekir fakat hayatı yıkmak için hiçbir şey yapmamak yeterlidir."
Alıntı
Savaşta bile başarıyı yorgunluğa olan dayanma gücünüz ve cesaretiniz belirler. Bütün oyun bunun üzerine kuruludur. Çalışma ortamında ise elinizle o güçlü füzeler de yoktur.
Sayfa 123 - Ediz Yayınevi·Kitabı okuyor
Reklam
Puan vermedi·140 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 09:35
Yeraltından Notlar - Dostoyevski Bu kitap bana insanın yalnızca iyi ya da yalnızca kötü olmadığını bir kez daha düşündürdü. Her insanın içinde iyilik de kötülük de var ve hangisinin ortaya çıkacağı çoğu zaman şartlara, fırsatlara ve kişinin kendi iç savaşına bağlı. Kitap boyunca karakterin yıllarca yaşadığı aşağılanmışlık duygusunun onu nasıl dönüştürdüğünü gördüm. Maddi yetersizlikler, dışlanmışlık ve kırılan gurur zamanla içinde büyük bir kine dönüşmüş. Ancak bu kin sadece başkalarına değil, çoğu zaman kendisine de yöneliyor. En etkileyici taraflarından biri ise karakterin insanları ve insan doğasını şaşırtıcı bir açıklıkla çözebilmesi. Bazen öyle tespitler yapıyor ki sanki insanların iç dünyalarını okuyormuş hissi veriyor. Özellikle irade, mantık, gurur, özgürlük ve insanın kendi kendini sabote etmesi üzerine düşündüren birçok bölüm vardı. Karaktere zaman zaman hak verdim, zaman zaman kızdım. Çünkü bir yandan gördüğü haksızlıkların mağduru, diğer yandan kendisine yapılmasını istemediği şeyleri başkalarına yapabilecek kadar da kusurlu biri. Bu yönüyle son derece gerçek hissettirdi. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en güçlü düşünce şu oldu: İnsan, kendisini en iyi tanıyan kişi olsa bile her zaman doğru olanı yaşayamayabiliyor. Bazen gerçeği bilmek, ona göre yaşamaktan çok daha kolay. Kısa olmasına rağmen üzerinde uzun süre düşündüren, insan psikolojisini merkezine alan ve altı çizilecek pek çok cümle barındıran bir okuma oldu. Ben çok severek okudum.
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,1bin okunma
Puan vermedi··
27 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:40
Sistem, halk gerçekten özgür irade kullandığında çökerse, o sistem ne kadar demokratiktir? “Kadın demir parmaklıklara yaklaştı, ellerini üzerine koydu ve metalin serinliğini hissetti. Art arda sıkılan iki kurşunun sesini işitip işitmediğini ona soramayız, yerde ölü yatıyor ve kanı akarak alttaki balkona damlıyordu. Köpek içerden koşarak geldi, sahibinin yüzünü koklayıp yaladı, sonra boynunu dikerek, içinden gelen korkunç bir sesle ulurken bir diğer kurşun, sesini anında kesti. Bu sırada kör bir adam sordu, Bir şey işittin mi, Üç el silah sesi, cevabını verdi diğeri, Aynı zamanda bir köpek de uludu, Ama hemen sustu, üçüncü kurşunla olmalı, İsabet olmuş, köpek ulumasından hiç hoşlanmam.” Her şeyi görüyorsun ama sistem senden “görmemeni” istiyor. Bu durumda gerçek körlük fiziksel değil, artık politik ve zihinsel.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
İnsanlık tarihi bir itaatsizlik eylemiyle başlamıştır ve bir itaat eylemiyle sonlandırılması beklenmedik bir şey değildir.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Reklam
Reklam