Sen bunları ilk kez burada okuyorsan, ben ölmüşüm demektir. Ruhlar hafiftir, uçar derler, senin adınsa ağırdır, benim ruhum senin adının ağırlığını taşıyacaktır. Sikal Arapçada ağır olmak demektir, Miskal kelimesi o ağırlıktan gelir. Eski zamanlarda, yani binlerce yıl önce altın, gümüş ve ilaç gibi değerli şeylerin tartılmasında kullanılan bir ölçüymüş Miskal. Burada Akadlar'ın toprağına yakınım. Dört bin yıl önce onlar da senin adını kullanıyor, Meşkalu diyorlardı. Biz o çağda yaşasaydık sen benim sevgili Meşkalu’m olurdun. Sen Hazreti Musa'nın dilinde Şekel, İsa'nın dilinde Şikla’ydın. Senin uğruna ben Musa'nın dinine de, İsa'nın dinine de girerdim. Fenikeliler seni Mişkal diye bilir, Süryaniler ve Grekler sana Siklos der, Ermeniler güzelliğini Mispal diye över. Hiçbir dil ve hiçbir din senin kutsallığından uzak duramaz. Senin adın Kur'an'da sekiz defa geçer. Balkanlar'dan Anadolu'ya, İran'dan Hindistan'a kadar uzayan topraklarda sen Miskal’sin. Bunlar tuhaf değil. Tuhaf olan şu, bu kadar çok dile, dine, uygarlığa ve bunca uzun çağlara rağmen ben Miskal adını taşıyan senden başka birini duymamıştım.
Sayfa 263 - İletişim Yayınları