Gerçek peri masalları açlık hakkındır: her şeyden önce güce karşı duyulan açlık ama aynı zamanda adalet, aşk, değişim ve dönüşüm açlığı, başka insanlara karşı hissedilen açlık. Karakterler bazen gerçek anlamda birbirini yutar, ta ki matruşka bebekler gibi iç içe geçene dek.
Külkedisi hikayesinin bilinen en eski biçimi Milat’tan önce yediye uzanır, yunan coğrafyacı Strabon’un Geographika adlı eserinde sözlü bir anlatı olarak geçer. Çağdaş Külkedisi masalında pabuçların kişiliğin önüne geçmesine şaşlar, masal‘ın Strabon tarafından anlatılan biçimine daha fazla afallar çünkü bu kez pabuç, kadının da önüne geçer: güzel bir kadının sandaletini kapıp kaçan bir kartal, onu menfez kralının kucağına bırakır. Kral sandaleti’i muhteşem zerafetinden öyle etkilenir ki adamlarına, bütün ülkeyi arayıp tarayıp sandaleti sahibini bulmalarına emreder ve kadını bulunca onunla evlenir.