“Eğer dinlemeyi öğretirsen, içlerine bir çapa atmış olursun. Kulaklar dalgınsa, ilk esintiyle sözler uçar gider. Herkesin pek korktuğu sessizlik aslında yoktur, her mekanın kendi sesi vardır, “ derdin. “Dinlemeyi öğrenmek gerekir.”
Yürek değildi, akıl da değildi. İçimde, daha önce var olmayan bir yer açıldı. O yerde bir boşluk vardı. Huzursuz, susamış, bir varoluş bekleyen bir boşluk.
O varoluş sendin.