Benim için okumak denen eylem, başlı başına bir okuldu. Benim için kurulmuş, sipariş üzerine yönetilen bir okuldu ve ben orada çok sayıda önemli şeyi kendime mal ederek öğrendim. Orada son derece sıkıcı kurallar olmadığı gibi puanlara bağlı değerlendirme de yoktu, en başarılı öğrenciler sıralaması baskısı da. Kuşkusuz zorbalık görme gibi bir şey de yoktu. Ben büyük bir “sistemin” içine dahil olarak kendi farklı “sistemimi”başarılı bir şekilde kurmuştum.