“İnsan”, diye yazmıştı Thoreau Walden’da, “hayallerine doğru güvenle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiği takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır.” Aynı zamanda bu başarının, yalnız kalmanın bir ürünü olduğunu gözlemlemişti. “Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım.”
“Üstümde çok baskı vardı.”
“Bizi yaratan şey baskıdır ama. İlk başta kömürsündür, basınç sayesinde elmas olursun.”
.
.
Bilimsel olarak, kömürseniz kömür kalırdınız. Belki de hayattan alınması gereken esas ders buydu.
Ondan başka kimseyi sevmediği konusunda ısrarcıydı. Yerine asla bir başkası geçmemişti. Hatta bir başkasını onun eşiti olarak görmemişti bile. Bu kadarını kabul etmek zorundaydı- bilinçsizce, yoo, istemsizce vefalı davranmıştı, aslında onu unutmak istemiş ve unuttuğuna inanmıştı.