Selamünaleyküm.
İki kırık kalp. Duvarlara mahkum edilmiş küçük bir kız. Bu duvarları ören sert mizaçlı bir adam. Bu adam hep korumak istiyor birilerini. Ama bunu ne kadar yapabildiği muamma. Yaralı ruhu ile yaşamaya çalışıyor her ikisi de. Tam o anda karşılarına bir öğretmen çıkıyor. Ruhu yaralı iki insana bu öğretmen iyileşmeyi öğretebilecek mi acaba? Çocuklara harfleri, sayıları öğretmeyi bilen öğretmen duvarlar ardındaki iki insana mutluluğu öğretebilecek mi acaba?
Eylül kitabını okurken iki masum insanın yaşadıkları yüzünden nasıl farklı birine dönüşebildiğini gördüm. Ve sonrasında onların hayatına bir çiçek gibi, menekşe çiçeği gibi açan öğretmeni. Eylül, Poyraz ve Melis üçlüsünü okudukça kitaba bağlandım, kaldım. Hayatın zorluklarını onların gözünden bir kez daha görmüş oldum. Güvenin hassasiyetini onlar sayesinde bir kez daha öğrenmiş oldum. Galiba ben bu kitaptan çok şey öğrendim. Yazarın dili çok güzel ve çok akıcıydı. Çoğu zaman kitapta yaşanan olayları ben de yaşıyormuşum gibi hissettim. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Ama son olmayacağına eminim. Eylül serisinin ilk kitabı heyecan dorukta bir şekilde bitti. Bu nedenle ikinci kitabı okumak için can atıyorum. En kısa sürede onu da okurum inşAllah.
Eylül kitabını okumayı düşünen düşünmeyen herkese okumasını öneririm. İyi okumalar. Eylül - DilhunGonca Çakır
Selamünaleyküm.
Acıyla donatılmış iki kalbin yeniden doğuş hikayesi. Bu kalplerin sahibinden biri; canından çok sevdiğinin, karındaşının, ablasının gözleri önünde ölmesine şahit olmuştu. Diğer yaralı kalbin sahibi de hayatının anlamı olan iki insanın, anne ve babasının ölümüne şahit olmuştu. O günden sonra sevgi onlara haram kılınmıştı. Ya da onlar öyle olduğunu zannediyorlardı.
Yeniden Doğuş kitabını okurken kırık iki kalbin bir araya geliş hikayesi ile karşı karşıya kaldım. Yaşanan her şeye rağmen bir umudun olabileceğini bu kitap sayesinde tekrardan hissedebildim. Ayaz'ın ve Meltem'in yaşadığı acılar birçok kez içimi burktu. Bu da yaşanmış olamaz, bunu da yaşamış olamazlar diyerek sayfaları çevirdim. Ama ben ne dersem diyeyim hiçbir şey değişmiyordu. Yaşanmışlıklar sabit bir şekilde sayfalarda yer alıyordu. Zaten önemli olan yaşanmışlıklar değil yaşanacak olanlardı. Bunu bana Ayaz ile Meltem öğretti. Onların hikayesi çoğunlukla mücadele içeriyordu.
Büşra Vanlı'nın okuduğum ikinci kitabıydı. Bir kez daha yazarın kaleminin gücüne hayran kaldım. Maşallah gerçekten çok güzel yazıyor. Yeni eserlerini heyecanla bekliyorum.
Mutluluğun sizlerle buluşacağına dair umut etmek istiyorsanız bu eseri okumalısınız. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar diliyorum. Büşra VanlıYeniden Doğuş