"Siz insanlar bir şey söylemek için, hemen ağzınızı açarsınız: bu ahmakça, bu akıllıca, bu iyi, bu kötü! Ne demek oluyor bunların hepsi? Bunun için bir faaliyetin iç ilişkilerini mi araştırdımz? Neden meydana geldi, neden meydana gelmek zorundaydı, bunun temelindeki sebepleri kesinlikle ortaya
çıkarabiliyor musunuz? Bunu yapsaydınız, yargılamakta bu kadar aceleci olmazdınız."
Biz insanlar şikayet etmeyi pek severiz, diye giriştim, iyi günler ne kadar az, kötü günlerse ne kadar fazla deriz, fakat sanırım bunda genelde haksızız. Tanrı'nın bize her gün verdiği iyi şeylerden zevk almak için, hep açık yürekli olsaydık, başımıza geldiği zaman kötüye katlanmak için de yeterince gücümüz olurdu.
İşte böyle, sevgili Wilhelm, çocuklar yeryüzünde kalbimin en yakını. Onları seyrederken, küçük varlıkta bütün erdemlerin, bir gün öylesine ihtiyaç duyacakları bütün güçlerin mayasını görünce; inatçılığında geleceğin karakter sağlamlığını ve direncini, haşarılıkta, dünya tehlikelerini kolayca aştıracak hafifliği ve hoş şakacılığı sezince, hepsi de öylesine bozulmamış ve bütün!
Bu insanoğlu denen varlık, birbirinden pek farksız bir şey. Bir çoğu, zamanın büyük bir kısmını sadece yaşamak için harcıyor ve kalan bir parçacık özgürlükten de öylesine korkuyor ki, ondan kurtulmak için elinden geleni yapıyor.