Her yönüyle okurunu geliştiren beklentilerin çok üzerinde, ön yargıları kıran bir roman. Yazar bu olay örgüsünü nasıl hayal etti hâlâ aklım almıyor her şey hayatın olağan akışından kesitler gibi çok akıcı elimden bırakamadım. Çok geride bıraktığım romanda sonlandı diye düşündüğüm bir kahramanı bi kaç bölüm sonra karşımda buldum bölümler arası birleşim beni etkiledi. Bir ekmek için 19 sene hayvan muamelesi görmek adaletsizliğin ta kendisi hâlbuki sadece ailesini doyurmak istemişti. Tam her şeyi mahvolmuşken adaletsizlik onu kötüye itmişken karşısına çıkan iyi bir insan sayesinde bir ömür ona layık olmaya çalışarak yaşadı. Meleği gitmese daha da yaşayabilirdi bana onca fedakarlığa karşı yapılan nankörlük gibi geldi. Genel olarak baktığımızda mahkûm olan her birey kötü değildir ve topluma kazandırılmalıdır. Bu dünyada bize ait olan hiçbir şey yok bizi ayakta tutan kalbimiz bile rabbin emanetiyken kendini varlıklı görmek neyin nesi? İnsanlar hırsızlığa itilmemeli etrafımızda neler oluyor görüp sorunları paylaşmalayız. Sefillik hayatın her yerinde bu romanda bunu örneklerle görüyoruz ama roman bitince anlıyoruz ki asıl sefil insanın kendisi. Sefiller okunup, okutulmalı.