Çöl ikliminin şartlarında Arap örfü ile gelişmiş erkek giyim tarzını biricik Müslüman kıyafeti gibi değişmez ve dokunulmaz kalıp sayabilen bir muhafazakarlık türünün etkin olabildiği bir kültür ortamında, yenilenmenin ölçüt ve kuralları için evrensel bir yöntem tartışması yapabilmek için belki de hâlâ erken...
Bur insanın kendisinden daha kotu birisini görüp şükredebilmesi ve deers çıkarabilmesi neden keramet sayılmasın? Hatta bu, neden "suda yürümek" kadar üst seviyeden bir keramet olmasın?
Müslüman bireyin bilincinde "iki kere iki eşittir dört" demekle, "La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah" demek arasında zihinsel işlem değeri olarak kayda değer bir fark bırakılmamıştır.
Doğrudan çok tanrılı inanışların pek yaygın olmadığı bu çağda " Allah'tan başka tanrı yoktur" yargısı, neredeyse "dünya yuvarlaktır" demek gibi, herkesçe benimsenen bir bilgi durumundadır.