İsfahan ARYA

İsfahan ARYA
@isfahanarya
Şiirleri, şairleri, kedileri ve pastoral olan şeyleri severim. x.com/isfahanarya
Lisans
1 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
İçimizden Uğurladıklarımız
İçimizden uğurladıklarımız yolu unutsa keşke Yada içimize söz geçirebilsek Umut bu kadar ucuz olmasa Ayrılık bu kadar bilindik bir yol olmasa mesela Gidenler tüm yolları nasıl bu kadar iyi biliyorlar ? Navigasyon mu taktırmışlar kıçlarına ? İlk tartışmadan sağa dönün ve siktir edin mi deniyor bir yerlerde ? Ah şüphe sen ne kadar gerçek bir olgusun yalnızlar sokağında. Yaşlı bir dede bastonuyla dürtüklüyor Atatürk'ün partisini. Halk isyanda bense yalnızım. İçimizden diyorum uğurlayabilseydik keşke. Vedaya hasret dudaklarımızdan şarap içesi olan da var. Adını dudaklarımıza misafir dahi olsa bırakmayacak olan da. Göğsümde bir hükümet devrildi sevgilim. Gerçi kime neyi anlatıyorsam. Sen kendi yok oluşunun gün batımına tüm gişeyi kapattırmış insansın. Hani sahillerin hepsi dokunulmazdı, halkındı ? Gün batımı seyredemez oldu gönlüm halkları.... İçimizden uğurladıklarımız bir haciz memuru gibi alıp gidiyor her şeyi. Sen içimin bir türlü uğurlayamadığı , İçime söz geçiremediğim şüphemsin. İsfahan ARYA
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kanım Elinde
Bir arabanın arka koltuğunda uzanmış iki ölümlüyüz sevgilim Kanım elinde, Bir kez olsun göğsünde yatabilmek için can verecek iki serçe beslerdim göğsümde Kanım elinde, Nefes alışverişlerini yönetemeyen bir adamın, bin yıkılışıdır birlikte uyumalarımız Otuz yıllık yorgun bir bedenin horultusuydu seni küstüren Kanım kusarım sevgilim, kanımdır kusarım. Elin, güzel elin bir nehir olmuş akar kanım kanım. İsfahan ARYA
Kızıl Perçem
Birkaç şiir ötede sevişmiştik, Gözlerinden dudaklarıma inen kızıl perçemlerine yazılmışlığınadır üstelik. Hatırlar mısın? Bağrımda içmiştin sevdanın ilk bağbozumu üzümlerini, Sana dünyanın ne kadar güvenilmez bir yer olduğunu, sen bana öğretemeden önce ilk orada öğretmiştim Ayrılığın bizi yıkamayacağına ilk orada inandırmıştın bana Göz göze geldiğimizde içimde yıkılan taş duvarların birkaçı öldü sevgilim İnsanın içindeki duvar ölür mü? Öldü işte. Sen sahte irem bahçelerinde gezedur, Saçlarının gün doğumları hayalinde bana taze ölümler kuşandırıyor her gece sevdan, Birkaç yok oluş yakınındayız hasretin, Sevdan henüz içimde bir at topallayan, Ne okşatır başını, nede ben vurabilirim onu. Birkaç şehir ötede savrulmuştuk. Sigaraların izmaritinden anlarım ne kadar dertle içe çekildiklerinin. Ve biliyor musun farkındaydım ilk andan beri, Senin evli gibi değil de, evliliğin kıyısında yürür gibi olduğunun. Hatırlarsın ağlamaklı sabah inşirahlarından sonraydı ölümüm. Göğsüme açtığın o deliğe bırak yurdu, bir baraka dahi yapılamıyor artık. İmar çıkmıyor sevda bakanlığından. Gerçi dere kenarlarına ev yapmayın derler göz yaşı ırmağının dibine ev mi yapılırmış hiç? Ey yürek hasadımın hırsızı, Bunu bana neden yaptın soruşturmalarının ardından, Birkaç boynu bükük gül dikiyorum yalnızlığımın toprağına. Açmayacağını bilerek. İsfahan ARYA
Sen bana bakınca yağmurda bir güvercin yıkanıyor sevgilim Gözlerimiz birbirine değince Rahat yataklar kuruluyor göğsüme başını koy diye İsfahan ARYA
Bakışlarımız temas edecek ve bir kez daha hüzün kokacak ortalık. İsfahan ARYA