Montaigne filozofun bir sözü vardır. Daima büyük işler çevirmek arzusunda olanlara, kendilerine imkan verilse neler yapabileceklerini göstereceklerini ulu orta söyleyenlere seslenerek "Bir kere siz, kendi hayatınızı düzeltmeyi ve çevirmeyi bildiniz mi? Eğer bunu bildinizse bütün işlerin en büyüğünü yaptınız demektir." der.
Hayatta kendi yerini beğenmeyip, daha doğrusu, kendi yerinde yapması lazım gelen şeyi yapmayıp da başkasının yerinde olmak hevesi peşinde koşan insanın bir gevezeden başka bir şey olmadığına hükmederseniz hiç de aldanmış olmazsınız.
Vücudunuzun yaşını bir tarafa bırakın da siz kafanızın, gönlünüzün kaç yaşında olduğuna bakın. Gönül ihtiyarladı, yaşamaktan zevk almamaya başladı mı, vücut ne kadar genç olursa olsun çöker gider.
Sonra unutmamalı ki, eski devirler sükun devirleri, huzur devirleri idi. İnsanlar daha dinç kafa ile düşünebiliyor, daha rahat çalışabiliyordu. Ağacının dalında, rüzgarların yaprakları okşayarak geçerken yaptığı hafif hışırtılar içinde tatlılaşan bir elma gibi, insanlar da küçük ve tenha şehirlerin sükuneti içinde olgunlaşıyorlardı.