e

Güler Yüz
Bektaşi'nin hikayesini bilirsiniz: 80 yaşında öldüğü halde mezar taşına "5 sene yaşadı" diye yazdırmış. Bu beş sene onun hayatta gülerek, neşe içinde yaşadığı, gam kasavet nedir bilmeden hoşça geçirdiği senelermiş.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Güler Yüz
Her hadiseyi güler yüzle karşılayan bir adama; "Eh ... Hayatta muvaffak olduğun için sen tabii daima gülersin. Ama biz öyle miyiz ya?" demişler. Adam, bir kere daha gülmüş, "Yanılıyorsunuz, hem de çok yanılıyorsunuz. Ben hayatta muvaffak olduğum için gülmüyorum. Tam tersine! Güldüğüm için hayatta muvaffak oluyorum." demiş. Bu söz boşuna söylenmiş bir söz değildir. İçinde bilinmesi gereken bir hakikat saklı.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
Güler Yüz
Hatırımda kaldığına göre Budapeşte şehrinde insanlara gülmeyi öğreten bir mektep açmışlar. O zaman bu mektebe pek çok öğrenci yazılmış; özel olarak yetiştirilmiş hocalar gülmeyi ya öğrenmemiş veya unutmuş olan yaşlı başlı öğrencilerine hayatın türlü hadiseleri karşısında evlerinde, çalıştıkları yerlerde, kulüplerde, gazinolarda, hatta eğlence yerlerinde nasıl güleceklerini öğretmişler.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
Güler Yüz
Alain filozof hiddetin bir hastalık olduğunu söyler. Hem de hiddeti öksürüğe benzetir. Nasıl öksürük bir gıcıkla gelirse hiddet de öyledir. Bir kere başladı mı bir kere ile kalmaz; iki de bir öksürdüğünüz gibi iki de bir de hiddetlenir, sağa sola çatarsınız. Bu hastalığın bir tek tedavisi vardır. O da gülmeye alışmaktır.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
Yaşama Zevki
Oburluk yalnız yemekte olmaz. Her şeyin oburları vardır. Mesela Napoleon'un karısı İmparatoriçe Josephine'in elbiseye karşı bitmez tükenmez bir oburluğu vardı. Napoleon ilk zamanlarda pek sesini çıkarmamış, ama sonra terziden gelen faturalar kabardıkça kızmaya başlamıș. Günün birinde de dayatmış; terziden gelen faturayı kendisi uygun bulursa ödeyeceğini karısına bildirmiş. Josephine ne yapsın? Elbise yaptırmaya da bir türlü doyamıyor. Terziden gene pek dolgun bir fatura gelince bu sefer Napoleon'a göstermekten korkmuş. Harbiye Nazırı'na giderek bu faturayı ordu faslından ödemesini istemiș. Nazır da ödemezse Napoleon kızar, kendisini işinden atar diye korkmuş, terzi faturalarını ödemeye koyulmuş, Josephine böylelikle bütçedeki tahsisatın dibine darı ekmiş ve Fransızlar, rivayete göre, Cenova'yı bu yüzden kaybetmişler.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Alıntı