Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük boşlukları vardı hepimizin, çok büyük…Belki de kendimizi hiç tanımıyorduk. Yaralarımızın yerini bilmiyorduk. Onları hangi yollarla bulabileceğimizi, nasıl ilişki kurabileceğimizi, nasıl bir arada yaşayabileceğimizi bilmiyorduk.
Bu yüzden tüm boşluklarımızı marazlı insanlar dolduruyordu.
Annemin helvasını yapıp mahalleye dağıtmışlardı. Sevaptır diye, o helvadan zorla bana da yedirmeye çalışmışlardı. Odanın ortasına kusmuştum. Ölen birinin ardından, neden illa bir şeyler yiyip içmek gerektiğini hiç anlayamadım.Hayatım boyunca da başsağlığına gittiğim hiçbir taziye evinde, ölünün helvasını ağzıma sürmedim, bir bardak su dahi içmedim.Taziye evlerinde durmadan tıkınan insanlar her zaman iğrendirmiştir beni.
Günde yüz kez” Bolluk ve bereket içinde yüzüyoruz” cümlesini basıyoruz. Sabahları erken saatte işten çıktığım zaman, işlerine giden insanlara rastlıyorum, hiç bir yerde mutluluk göremiyorum, bolluk da hak getire. Gaspar’a neden bu kadar yalan bastığımızı sorduğumda, “Sakın soru sorma” diyor. “İşini yap, başka şeyle uğraşma.”