Işılay Uçar

Işılay Uçar
@isilinkitapligi
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Merhaba kitap dostları harika bir kitabın yorumu ile sizlerleyim ️ Kitabımız, ailesi ile zaman geçiren ve arkadaşıyla görüşmek için kısa süreliğine evden çıkan Jason'un eve dönerken tercihlerimi farklı yapsaydım şu an nerede ve nasıl olurdum sorularını düşünüp zihni dağınıkken takip edilmesini fark etmemesi ve en son bayıltılıp bilmediği bir yerde ve gerçeklikte uyanmasıyla devam ediyor. Alanında başarılı olan doktor Jason yeniden uyandığında kendisini tanıyanlar olsa da kendisi bir ihtimalin içinde olduğundan her şey korkutucu geliyor. Evden çıktığı zamanki kişi değil artık, üstelik nasıl olurdu dediği ihtimal gerçekleşmiş ama gerçek yaşanmışlıklar hiç olmamıştır. İşte kitap bu noktadan sonra çok müthiş bir hal alıp, adeta bir labirentin içinde olup farklı yollardan geçiyor hissini bize yaşatıyor. Bu hisle beraber karakterin düşündüğü her şeyi ve yaptığı her hamleyi merakla okuyor acaba nasıl çözecek diye sayfaları hızla çeviriyoruz. Başkalarıyla ya da etrafında olan olaylarla bir savaş halinde olduğunu düşündüğümüz karakter aslında farklı yolların ve farklı ihtimallerin olması durumuyla ve bu süreçte de kendisiyle karşı karşıya geliyor aslında. Sahte anılar, gerçek duygular, susmayan hisler işte bu üçgende bir alanda olaylar gelişiyor. Bir yerden sonra ihtimaller aracılığıyla farklı gerçeklikler ve yanılsamalar arasında gidip geliyoruz. Yaptığımız seçimler farklı olsa yine biz -biz- olur muyuz ya da sahip olduğumuz hayatın değerini biliyor muyuz gibi soruların cevabını da Jason ike beraber arıyoruz. Evrenler değişse de bizim pişmanlıklar, acabalar ve sevgi bağı hayatımızı nasıl ne derece şekillendirir işte bu sorular sayfalar çevrildikçe üstelik bir de heyecanı arttırarak cevap buluyor. Aslında bir nevi sahip olabileceklerimizden çok sahip olduklarımızın değerini
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018411 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Peki ya aklımı kaçırıyorsam, o zaman ne olacak?" "Ya bildiğim her şey yanlışsa?" "Kendime deli olduğumu düşünme izni vermeyeceğim." "Yalnızca bu sorunu çözmek izni vereceğim."
"Şu noktada korkmam gerekenin ne olduğunu bile kestiremiyorum; gerçeğin bu olmasından mı, aklımı yitirmekten mi korkmam gerektiğinden emin değilim."
"İşimize öyle çok kaptırıyoruz ki, kendi hayatımıza öyle gömülüyoruz ki sevdiklerimizi oldukları gibi göremez hale geliyoruz."
"Şimdi ne olacak?" diye fısıldıyorum. "Söylesem de inanmazsın bana," diyor.