Öyle bir yere öğretmenlik yapmaya gidiyorsunuz ki çocukların okulu bile yok.
Şartlar alabildiğine kötü, iklim buz, hastalıklarla birlikte ölümler çok. Üstelik
yeterince gurbette değilmişsiniz gibi
bir de insanların bu koşullara bir gün bile dayanamayacak olduğunuzu düşünmesi sizi iyice yalnızlığa itiyor.
.
Gerçekle düş arasında gidip gelen bu şiirsel romanda ince ince işlenmiş duygular özellikle bu mesleğin kutsallığı gözler önüne seriyor.
.
Ancak şunu da belirtmek isterim ki ilk kez okuduğum bir yazar olduğu için, kalemi ağır olmasa bile alışmak gerekiyor..
.