'Bu neden benim başıma geldi?' diye sormayı bırakmayı öğrendim. Bu soru sizi karanlık bir tavşan deliğine götürür. Gerçek soru şudur: 'Başıma gelenlerle ne kadar baş edebilirim?'
Bu bebekler konuşamıyor ve hissettiklerini ifade edemiyorlardı. Sadece bir şeyin yanlış olduğunu biliyorlardı. Anneleri stresliydi ve onlar da öyleydi.
Ben ona en sevdiği kitabı sordum, o bana kitapların içinde yaşayan birine bu soruyu soramazsın diye kızdı. Bu soru yılda iki kitap okuyan insan sorusu imiş.