Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·229 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Romanı ve yazarı anlamak 2 noktayı çözmekten geçiyor. Bunlardan biri yazar nerden beslenmistir? İkincisi de Yazar bu romanı yazarken neyi dert etmiştir? Bu iki soru ile gerçek sizi romanın ete kemiğe bürünmesine anlam kazanmasına , önde anlatılanı değil romanın arka planını anlamak, yazılanın ötesine geçmemizi sağlar. Bunun bizdeki hazzı keyfi bambaşkadır. Kitap okurken bir diğer derdim de beni gerçeğe hakikate götürmesidir. Yoksa Tevrat yüklü eşeklere döneriz. İncelememi adım adım yapalım. Önce Lem hangi yıllarda yaşamış ve yazdığı romandaki gibi o dönemdeki Dünyadaki bilimsel çalışmaları incelediğimizde ; inanılmaz üzeri örtülemez bir gerçek ile karşılaştım. O tarihlerde Kutuplara yapılan seyahat ve keşif - Amiral Byrd tarafından yapılan keşif- Bryd ‘ın sorgulamaları- Birleşmiş Milletlerin Antartika için yaptığı anlaşma- Bryd’ın hikayesi vs.vs. Araştırdıkça okudum. Okudukça araştırdım. Kısacası ürperdim. Romandaki hikayenin gerçek olması ve bilgileri bulmak eşleştirmek bayağı heyecanlı idi. Evet Lem ‘in solarisi’ni anlamak emek ciddi bir çalışma istedi. Ve Lem örtülmez gerçeği yani çivisini Solaris romanı ile tarihe çakmıştır. Anlayana..:) Ve bir kez anladım ki ; Bir gerçeği o kitaba çakmadan o kitabın kült olma şansı yoktur. Roman bizi ipuçlarını vererek , yaşanmış gerçeğe götürürken bilimin kimin kontrolünde olduğunu bir kez daha sorgulatmıştır. Bazen Romanın başka adı ne olur du? Sorusunu sorarım. -Gerçeğin gittigi yere beni de götürme- Bilimin gittiği yere beni de götürme- .. hatta sakla ) Burası da ilginç; Bu romanın filmini Sovyetler ve ABD tarafından yapılıyor.. (yönetmenlerle ilgili kısım alıntıdır) Kendine özgü üslubuyla yoğun mistik göndermelerle dolu Tarkovky filmi için Lem:, bir “Suç ve Ceza” uyarlaması olarak yorumlar ve şöyle der:
SolarisStanislaw Lem · Kavram Yayınları · 19951,584 okunma
9/10
·229 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2020 12:27
Lem'in yaratıcılığın zirvelerinde gezindiği, tekinsiz, ürkütücü, gerilimli eseri. Okyanusu, okyanusun yaratımlarını, okyanus üzerine yapılan bilimsel araştırmaları anlattığı kısımlar yaratıcılığın zirveye çıktığı ama okuması zor bölümler. Finali daha iyi olabilirdi. Yine de Solaris okyanusunun detayları 9 yıldızı hak ediyor.
SolarisStanislaw Lem · Kavram Yayınları · 19951,584 okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2021 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 10:00
Ben su, kalsiyum ve organik moleküllerin toplamı olan bir varlığım. Siz de öylesiniz, yalnız adınız başka. (Carl Sagan) Hepimiz gökyüzünün ve yeryüzünün çocuklarıyız. Uzay tozlarından oluşmuş atomlardan meydana geldik ve omuzlarımızda evrimsel bir yük taşıyoruz. Bugün yaptıklarımızla geleceği şekillendirmekten sorumluyuz. Evrenin yaratılış zamanını gözönünde bulundurursak bizler kısacık yaşam süremiz boyunca kendi dünyamız içinde bile çok kısıtlı bir alanda yaşamlarımızı tamamlıyoruz. Bugüne kadar kozmik okyanus dediğimiz ve uzay zamanın başladığı sınırlar içinde seyahat edebilen insanoğlu sadece uydumuz Ay’a ayak basabilmiştir. Ayın dünyamızdan uzaklığı yaklaşık olarak 384 bin Km dir. Bir sonraki hedefimiz olan Mars ise bize milyonlarca km uzaklıktadır. Halen uzay zaman boşluğundaki yaşam arayışımız devam etmektedir. Peki insanlar günün birinde tüm bunları aşabilselerdi ve başka galaksilere seyahat ederek bu sonsuz diye adlandırdığımız uzay boşluğunda Solaris isimli bir gezegene, okyanusa ya da bilinmeze ulaşabilselerdi. Ve bir şekilde bu gezegende yer alan okyanusun organik bir yaşama sahip olduğunu keşfetselerdi, insanoğlunun sonraki adımı acaba ne olurdu? Hiç kendinizi dinlediğiniz ve anlamadığınız zamanlar oldu mu? Ya da en yakınınızdakileri dinleyip de anlamadığınız zamanlar? Bazen bunu bile başaramıyorken organik bir yaşamın olduğuna inandığımız Solaris gezegeninde acaba Solaris’i nasıl anlamayı düşünebilirdik. İşte Stanislaw Lem’in şaheser kitabı Solaris de bizi bu sorularla başbaşa bırakma amacını taşıyor ve bizi bilinmezin sınırlarına taşıyor. Solaris kesinlikle hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan birisi ve tartışmasız okuduğum en iyi bilim kurgu kitabı. Çok derin ve ağır motiflerle süslü bir kitap. Bizi bilinmezlerle ve bunlara vereceğimiz
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,584 okunma
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2020 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2020 22:31
Solaris Bilim kurgu edebiyattır. İyi bilim kurgu iyi edebiyattır. Stanislaw Lem iyi bilim kurgu yazarlarındandır. Hiç bilim kurgu okumamış olup bilim kurgu okumayı düşünenlere beyin yakan bu kitabı tavsiye ederim. Uzayın sonsuz boşluğunda keşfedilen bir gezegen ve orada bulunan bir canlı, insan oğlunun hırsları. Kafanızı meşgul edecek ve sorgulatacak güzel bir eser. Freud'dan Jung'a uzanan çeşitli psikanalitik kuramları üstü örtülü tartışırken, insan oğlunun uzayın derinliklerine olan merakı ve bilimsel teknolojik hırsını sorgulatan 20. yüzyılın bilim kurgu edebiyatlarından bir baş yapıt. 1972 yılında sinemaya da uyarlanmış olan bu güzel kitabı bilim kurgu sevenlerin okumasını tavsiye ederim. Keyifli Okumalar...
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,584 okunma
keyifli okumalar.
Puan vermedi·282 syf.·
2026 14. kitabı
Stanislaw Lem’in bizi uzayın derinliklerine değil, doğrudan kendi zihnimizin karanlık dehlizlerine fırlattığı 1961 çıkışlı bilimkurgu başyapıtı. Bilimkurgu deyince aklına epik uzay savaşları veya lazer silahları gelen nesli fena hâlde ters köşeye yatıran bir romandır bu; çünkü solaris’te asıl uzaylı dışarıda bir yerlerde değil, insanın ta içindedir. Kitabın temel felsefesini özetleyen ve insanın kibrini yüzüne vuran o muazzam alıntıyı anmadan geçmek olmaz: “Biz kozmosu fethetmek falan istemiyoruz, sadece dünyanın sınırlarını kozmosun sınırlarına kadar genişletmek istiyoruz… Biz başka dünyalar aramıyoruz, biz ayna arıyoruz.” Lem, bu kitapta insanlığın bitmek bilmeyen “evrende yalnız mıyız?” sorusunu alır ve evirip çevirip bize karşı bir silaha dönüştürür. Yabancı bir zekâyla iletişim kurmaya çalışıyoruz ama daha kendimizle, kendi bilinçaltımızla ve suçluluk duygularımızla bile iletişim kuramıyoruz. Gezegeni kaplayan o devasa, jelatinimsi okyanus aslında kocaman bir ayna işlevi görüyor. Uzay istasyonundaki bilim insanlarının zihinlerine girip, yüzleşmekten en çok korktukları veya vicdan azabı çektikleri anıları kanlı canlı “misafirler” olarak karşılarına oturtuyor. Ana karakterimiz kris kelvin’in intihar eden eski karısı rheya ile karşılaşması üzerinden okuduğumuz hikâye, bizi şu ağır soruyla baş başa bırakıyor: insan kendi zihninin yarattığı şeytanlarla kapalı bir kutuda kalırsa ne olur? Üstelik okyanusun bunları bir ceza olarak mı, yoksa sadece bizim algılayamadığımız bir iletişim kurma çabası olarak mı yaptığını asla tam olarak bilemiyoruz. (bkz. solaristik) adında koskoca bir bilim dalı kurulup kütüphaneler dolusu kitap yazılsa da, insanlık bu devasa zekâ karşısında bir hiç olduğunu kabullenmek zorunda kalıyor. İşin sinema boyutuna gelirsek; andrei tarkovsky’nin
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınları · 19971,584 okunma
Acılarımızın kaynağı kendimiziz...
9/10
·236 syf.·
2023 221. kitabı
Polonyalı roman yazarı Stanislaw Lem in bilim kurgu eseri olan "Solaris" insan deneyiminin ve edebiyatının merkezinde yer alan bir soruyu gündeme getirir: İçimizde ne olduğunu anlamadan çevremizi gerçekten anlayabilir miyiz? Kris Kelvin, yüzeyini kaplayan okyanusu incelemek için Solaris gezegenine geldiğinde, çoktan ölmüş bir sevgilinin yaşayan fiziksel benzerliğinde vücut bulan acı verici, şimdiye kadar bilinçsiz bir anıyı bulur. Kelvin, gezegeni inceleyen diğerlerinin kendi bastırılmış ve yeni bedensel anılarıyla boğuştuğunu öğrenir. Solaris okyanusu, bu anıları yaratan devasa bir beyin olabilir, ancak bunu yapmasının amacı bilinmiyor, bu da bilim adamlarını araştırmalarının odak noktasını değiştirmeye ve önce kalplerinde ne olduğunu anlamadan evreni gerçekten anlayıp anlayamayacaklarını merak etmeye zorluyor... Solaris içeriğiyle neredeyse bir ders kita­bı niteliğindedir: Bilim adamları, kitapla aynı adı taşıyan gezegendeki uzaylılarla iletişim kurmaya çalışır ve ba­şarısız olurlar. Solaris, zekasıyla bilim adamlarını sürekli alt eden okyanus benzeri bir organizmayla kaplıdır. Onların bu organizmayı anlama çabaları geri teper; yaptıkları deneyler yalnızca kendi psikolojik zayıflıkları­nı ortaya çıkarır. Romanın kahramanı Kris Kelvin, daha önce intihar etmiş olan ve görüntüsü Solaris tarafından yeniden yaratılan sevgilisinin anılarıyla yavaş yavaş çö­ker. Diğer karakterler de sırayla farklı travmalar yaşar­lar. Ge­zegendeki, kahramanların asla kavrayamayacakları anlaşılması güç, soğukkanlı akademik bir dil­le tanımlanan "Solaris" ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır. Çok severek okudum bu türe zaten ayrı zaafım vardır*** Filmi de varmış fakat bukadar etkileyici olur mu bilemedim :)))
1001KitapOkumalarım
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,584 okunma
Puan vermedi·282 syf.·
2024 1. kitabı
Solaris gezegeni başkahramanımız Kelvşi'in doğumumundan 100 yıl önce keşfedilmiştir.Kelvin ,Solaris gezegenine gönderilen araştırma ekibinde görev yapar.Beraber çalıştığı takım arkadaşları Snow ve Sartorius ile birlikte gezegenin sırlarını açığa çıkatmaya çalışırlar.Gezegen jelimsi bir toprak yapısına sahiptir ve araştırmaları okyanus üzerinde yoğunlaşır.Ancak bu esnada yaşanan garip olaylar ekibin kendi zihinlerini ve gezegeni sorgulamalarına yol açar.Bir süre sonra gezegenin okyanusunun alışılmadık ve beklenmedik yönleri olduğunu fark ederler. Stanis Law insan oğlunun günümüze dek merak ettiği önemli konulardan birine değinmiş.Bugün dahi hepimizin ortak soru işaretlerinden biri dünya dışı gezegenlerde yaşam imkanı var mı ve bu yaşam formları nasıl?Yazar bu sorulara cevap ararken Solaris gezegeni ve okyanus hareketleri ile ilgili oldukça ayrıntılı detaylara yer vermiş.Aslında çok çeşitli seçeneklere işaret ederek belki de diğer gezegende aradıklarımızın bizi tatmin edecek şeyler olmadığını buna hazır olmamız gerektiğine değinmiş.Kitabın ana konusu olan okyanus ve yapısı oluşturmakla birlikte sonlara doğru bir din eleştirisi de yer almış.Kitap genel itibarı ile çok hızlı ilerlemiyor.Ancak bilim kurgu klasiklerinden sayılan eser meraklısına tavsiyemdir.
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınları · 19971,584 okunma
7/10
·236 syf.··
2016 42. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2016 15:48
Gibarian neden ölmüştü? Ne Snow ne de Sartorius olan biteni anlatmaya kararlı değildi. İkisininde çok garip şeyler yaşadığı kesindi. Bir de duyduğu şu tuhaf sesler... Kelvin olan biteni anlayabilecek miydi... Solaris uzak uzayda iki tane güneşi olan bir okyanus gezegenidir. Kelvin buradaki hayatı araştırmaya gelmiştir. Acaba Solariste yaşam var mıdır? Yoksa Solaris yaşayan bir gezegen midir? Heyecanlı ve gizemli başlayan kitap beni daha sonraları sıktı. Kasvetli, düş ile gerçek arasında geçen ufak tefek olaylar pek keyif, heyecan ve gizem vermemeye başladı. Sıkıcı, cansız bir felsefe çabası, gerçeklik sorgusu... Bilim kurgu dalında önemli bir yapıt olduğu kesin, bugüne kadar üç kere filmi çekilmiş. Zannedersem en başarılı olanı Andrey Tarkovsky'nin çekmiş olduğu yapımdır. Filmini de izlemeyi düşünüyorum...
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,584 okunma
Ey İnsan Sen Kimsin?
7/10
·208 syf.·
2019 1. kitabı
Kitapla ilgili incilemelere ve yorumlara baktım fajat üzücü bir tablo ile karşılaşmaktan bir şey geçmedi elime. Tartışılacak o kadar konu sunmasına rağmen yorum ve incelemelerin bu kadar kısa tutulması üzücü. Gerçi Stanlislaw Lem Türkiye'de pek bilinen bir yazar olmamasına rağmen Solaris filminin aynı şekildr bilinmediğini düşünmüyorum. Neyse bla bla blaa... Sadece eğer kitabı ojuyacaksanız şu sorulara açık olun diye not bırakıyorum. -Gerçek nedir? - Neden insan uzaya çıkıp hiç bilmediği gezengenleri incelemek istedi? -Bilim insanlara kendini değerli mi hissttiriyor? -Aslında Newton un başına o elma düşmesiydi ya da Görelilik Teorisi bulunmasaydı daha mı mutlu olurduk? -Tanrı evrim geçirebilir mi? - Başka canlıların ya da canlılığın aslında farklı bir yaşam biçiminin bulunması dinleri ya da Tanrı fikrini çökertir mi? -Bilinçaltı? (ki bu konu kitabın bel kemiğidir bence, eğer kitaptan daha iyi yararlanmak istiyorsanız biraz ön inceleme ister) -Ve bilim aslında başlangıcındaki amacından vazgeçti mi, artık amaç "bilmek" değil midir? Elbette daha fazla sorular sorulabilir bunlar şuan için aklıma gelenler, üzerine düşündükçe yazmaya çalışırım...
Edebiyat
SolarisStanislaw Lem · Maya Yayınları · 19831,584 okunma
6/10
·236 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 23:51
~ Stanislaw Lem - Solaris ~ Ortalama Puanım: 6/10 Türü: Bilim Kurgu Sürükleyicilik: Orta Kitabın Dili: Felsefe ve Bilim Ağırlıklı Kimler Okuyabilir: Felsefe ve bilimle ilgisi olan herkes . . Şimdiye kadar okuduğum hiçbir bilimkurgu kitabına benzemiyor bu kitap. Oldukça kafa yakıcı felsefi soruların üzerinde durulmuş. Felsefe ve bilimin çok ağırlıklı olduğu bir kitaptı ki bu benim kitabı okumamı zorlaştırdı. Konusuna gelecek olursak Solaris isimli bir gezegen keşfedilmiştir ve karakterimiz Kelvin bu gezegene araştırma yapmak için gelir. Ancak bu gezegende her şey çok farklıdır. Kris bir sabah uyandığında yanında 5 sene önce intihar eden sevgilisini görür ve olaylarda burada başlar. Olayların olduğu bölüm aşırı heyecanlı ve sürükleyici ancak felsefi, psikolojik konuların ele alındığı bölümler bana ağır geldi. Kitabı yanlış zamanda okuduğumu düşünüyorum. Genel olarak güzel bir kitaptı ancak okumadan önce kendinizi bu yoğun anlatıma, sorgulamalara hazırlamanız gerekmektedir.
Edebiyat
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,584 okunma

Yazar Hakkında

Stanislaw LemYazar · 27 kitap
12 Eylül 1921'de Polonya, Lwow'da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. 1940'ta Lwow Üniversitesi'nde tıp okumaya başladı ancak ertesi yıl Sovyet orduları Polonya'yı işgal edince eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı. Yahudi kökenleri nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı yıllarını sahte bir kimlikle geçirdi. 1945 yılında ailesiyle birlikte Sovyetler'e bağlı Ukrayna sınırları dahilindeki Krakow'a yerleşti ve babasının ısrarı üzerine burada tıp eğitimine devam etti. Askeri doktorluk sınavında kendi kararıyla soruları eksik cevaplayarak başarısız oldu. Ardından bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946'dan itibaren çeşitli dergilerde şiirler, kısa öyküler yayımlamaya başladı. İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci 1951'de yayımlandı. Bunu izleyen yaklaşık yirmi yıl boyunca aralarında Aden, Gelecek Bilim Kongresi, Solaris, Soruşturma, Dünya'da Barış ve Fiyasko'nun da bulunduğu çok sayıda roman yazdı. Sovyet rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle bunların bazılarını yurtdışında yayımlamak zorunda kaldı. Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora ünvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. 27 Mart 2006'da Krakow'da kalp rahatsızlığı sonucu hayatını kaybetti.