Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
312
Basım Tarihi:
Şubat 2020
İlk Yayın Tarihi:
1959
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Orijinal Adı:
Eden
ISBN:
9786050381252
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·312 syf.··
2021 77. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 21:37
Aden… Sayfalarca söz söylenmesini hak ediyor, bir taraftan da bütün sözcükleri adeta tüketiyor. Stanislaw Lem insanın kafasını karıştırmakta adeta bir dünya markası ama bu durum biraz da insana beyninin varlığını hissettirdiği için keyif vermiyor değil. Bilimkurgu benim için her zaman ayrı bir yerde oldu tür olarak ve bu tercihin en büyük sebebi yeni soyutlamalar ve felsefeleri içinde barındırması. Evet roman okuduğumuzda hep bir kurgu okuyoruz ama bu kurgu her zaman bir “yaratım” olmuyor. Aden, bir uzay keşif ekininin varoluş mücadelesi verme hikayesi aslında. İnişleri sırasında yaşadıkları problem nedeniyle gemilerinin hasar alması ve onarılmasının zaman alacağının anlaşılması ile bambaşka bir hikaye başlıyor gerçekten. Kitabın bende hissettirdikleri insanın kendi gerçekliğinden ayrılamaması, ne akla hizmetse her zaman kendini üstün bulması, “uygun” denen şeyin aslında ne kadar çeşitli olabileceği oldu. İnsan her zaman bir neden ve sonuç arıyor evet, ancak bütün evrende her şey tek eksende mi ilerlemekte acaba? Gerçekten oldukça düşündürücü. Bilimkurguyu felsefesiyle birlikte sevenlerin keyif alacağı bir eser, tavsiyemdir.
Kitap Yorumu
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
10/10
·312 syf.·
2020 14. kitabı
“Yoklama”, dedi Kaptan. “Burada”, dedi Mühendis. “Burada”, dedi Fizikçi. “Burada”, dedi Kimyager. “Burada”, dedi Sibernetikçi. “Benimle birlikte altı”, dedi Doktor. “Herkes burada. Tebrikler”. Kaptan’ın sesi sakindi. “Ya robotlar?” Yanıt yoktu. Peki siz orda mısınız? Cevap evet ise başlayabilirim o halde. Hayalgücü uçsuz bucaksız bir evren, bilimkurgu denilen yıldızlarla aydınlanan rengarenk ve dopdolu bir boşluksa eğer, Aden bu yıldızların en parlaklarından biri olsa gerek. Stanislaw Lem’in hayat verdiği koskoca bir yıldız. Bilimkurgu yazmak işlerin en zorlarından olsa gerek, peki hiç görmediğiniz, hiç dokunmadığınız, hiç koklamadığınız bir dünyayı anlatabilmek? Hayallerin ötesinde bir flora ve fauna ile kaplanmış ayak basılmamış bir gezegene düşen bir uzay gemisi içindeki altı astronot; isimleri önemli değil bilmiyoruz, ünvanları ile hayat bulan gelecekten altı karakter, altı bilimadamı, altı gelişmiş beyin. Uzay boşluğunda mücevher gibi parlayan bir opal küre; Aden gezegenine sert bir düşüş sonrası gemiyi tamir edip eve dönebilmekle gezegeni fethetmek arasında kalan altı insanın hikayesi. Gemiden çıktıktan sonra yapılan bir keşif gezisinde hiç görmedikleri, hiç bilmedikleri, anlayamadıkları canlıların yanında, çalışan bir fabrikaya rastlıyorlar, o andan itibaren merak ve keşfetmenin açlığıyla hayatta kalma mücadelesi arasında kalıyorlar. Hepsi iyi eğitimli, konularının belki de en iyileri ve en beceriklileri. Düşünceler çatışmaya başlıyor, insanlık sorgulanıyor, inançlar üzerine tartışılıyor ve ufukta gezegen sakinleriyle ilk temas görünüyor. Aden bilimkurgu okuyucusunun kütüphanesinde en güzel yere yerleştirilmesi gereken bir kitap. İnsanoğlunun doğasını, içgüdülerini, bilinmeyenle olan iletişim mücadelesini, teknolojiyi kullanma yetisini, gaddarlığını,
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
KELİMEYE DÖKMESİ ZOR CAZİBE...ÇÜNKÜ MEVZU "İNSAN"
8/10
·312 syf.·
2021 31. kitabı
Öncelikle, bu kitaptan da anlaşılacağı üzere, Satnislaw Lem, çıtayı çok ama çok yukarı koymayı seven bir yazar. Ortalama bir okuyucu için (benim gibi; ortalamadan kastım da, bilimkurgu'dan ziyade roman ve türevi yazımları çözmeye daha yatkın olanlardan bahsediyorum) bir takım yan okumalarla anlatılanı pekiştirmesi gerekiyor. İşte o zaman, yazarın dehası net bir şekilde ortaya çıkıyor. Eğer okunulan ilk bilim-kurgu ise, Satnislaw Lem, ortalama bir yazar, yok deneyimli bir bilim-kurgucuysanız da, bu kadar muhteşemi az bulunur. Aden'de "insan"a verilen rol, hem dinler, hem felsefe açısından günler boyu tartışılabilecek derecede derin. Asla içini dolduramayacağımız bir parantezle başbaşa kalıyorsunuz. Kitap eğer barajı aşarsanız su gibi akıyor. Fakat baraj (en azından benim için) ortalarından sonra kapaklarını size açmaya teşne. Benzer yorumlar hiç şaşırtıcı değil. Kitap için "muhteşem" diyemem. Fakat size hissettirdiklerini kolay kolay başka bir eserde yakalayamazsınız. Kısacası, kelimelere gelmesi zor olan bir cazibesi var. Bir de o "baraj" dediğim noktayı aşmaya isteklilik gerektiriyor.
1000Kitap
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 19:39
Dost Kitabevi'nde yazarla saçma bir ilk karşılaşmamız oldu bu yazarla resmen. Alfa yayınlarının kapak tasarımına o kadar bayıldım ki, yazarı birazcık araştırmak istedim ve kitaplarını seven insan sayısını bir hayli çok olduğunu görünce araştırma yaparak Aden ile başlamaya karar verdim. Bir Bilim Kurgunun her şeyini barındırabilen bir kitap nasıl bu kadar gerçekçi olabiliyor hayretler içinde okudum. Sanki meslekler dibine kadar araştırılmış, diyaloglar özenle kurulmuş gibiydi. Stanislaw senle tek karşılaşmamız olmayacak....
Bilim-Kurgu
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
4/10
·312 syf.··
2021 78. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 18:04
Aden, bir uygarlığın nasıl geliştiği, toplumsal yapılanmanın nasıl oluştuğuna yönelik fikirleri temel alan bilimkurgu türünde bir kitaptı. Ağır bir işleyişe sahip olduğunu düşündüğüm kitabın, özellikle kişiler arası diyalogların olmadığı tasvir içeren bölümlerini zihnimde görselleştirmekte zorlandığımı ve bu durumun da kitabın içine girmemi engellediğini söyleyebilirim. 6 kişilik mürettabattan oluşan bir uzay gemisi geçirdiği bir kaza sonucu Aden isimli bir gezegene iniş yapmak zorunda kalır. Uzmanlık alanları ile tanıtılan bu mürettebat bir Kaptan, bir Fizikçi, bir Sibernetikçi, bir Doktor, bir Kimyager ve bir Mühendisten oluşmaktadır. İndikleri gezegenin atmosferinin dünyanın atmosferine benzerliği dışında bir bilgiye sahip olmayan mürettebat,bir yandan gemilerini onarmak için gerekli adımları atarken, bir yandan da gezegeni keşfetmek için harekete geçerler. Bu keşif süreci onları yeni sorular ve alışkın olmadıkları durumlar ile karşı karşıya bırakacaktır. Mürettebatın kendi deneyimleri ve bu zamana kadar öğrendikleri bilgiler ile yeni ve bilinmeyene anlam verme, çevrelerini bir mantık çerçevesine yerleştirme sürecini okumak ve kişiler arası diyalogların ön plana çıktığı yerler ilgi çekici olsa da, keşif sürecinde tanımlanan öğeler, tarif edilen bölgeleri ve olayları anlamakta yaşadığım zorluk ve uzay gemisine yönelik teknik bilgilerin fazlalığı sebebiyle beklentimin altında kalan bir kitap oldu.
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 23:16
Kendimi Stanislaw Lem okumaya zorluyorum. Çünkü bişeyler var ve görmem lazım. Solaris ile yaşadığım hayal kırıklığını gelecekbilim kongresi ile toparladım. Ve sıra Aden’de.. Yabancı bir gezegene iniş yapan 6 insan ve gölge gibi onları takip eden siz. Bu bilinmezlikte sezgileriniz size ne kadar doğru söyleyebilir? İşte bu kitapta sorgulanan bu. Bilmediklerimizi bildiğimiz kalıplara sokarak yorumlarız anlamak için. Mitolojiler, masallar da böyle doğmuştur belki de.. insani vasıflar vererek kendimizle, kendi ahlaki yönlerimizle kıyaslarız ve öyle kabul ederiz gördüklerimizi. Ama “Kesin olmayan hiçbir şeyi doğru kabul etmem.” diyen Descartes ya doğru söylüyorsa? Bu yabancı gezegende siz neye inanırdınız acaba?
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
9/10
·312 syf.··
2020 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 05:28
Kitabı anlamak kolay olmadı. Tasvirleri canlandırmak çok zordu. Verdiği mesajlar ve Lem için 9 puan. Keşke daha iyi bir çeviri olsaydı. Yazım yanlışlarıyla dolu bir baskı olmuş. İletişim'i tercih etseydim keşke dedirtti bana Alfa. Siz öyle yapın.
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 19:15
Söylenenlerin aksine akıcı bir şekilde başlayan, sorgulatarak ve düşündürerek devam eden ve buruk bir tat bırakarak biten bir kitap oldu Aden benim için. Ama keşke kitabı okumadan önce incelemelerini okumamış olsaydım... Alfa’nın çevirisini eleştiren yorumlar yüzünden yazım hataları felaket battı gözüme. Yine de güzeldi, üzülerek, ayrılmaya kıyamayarak bitirdim. Bazı yerlerde hop oturup hop kalkarak, bazen kendi zihnime kapanıp sorgulayarak, bazen de dehşete düşerek okudum. İyi ki de okudum. Lem gerçekten mükemmel bir yazar. İnsanların bencilliklerini insanın yüzüne adeta bir tokat gibi vurmaktan çekinmiyor. Doktorun da dediği gibi “Ne yazık ki mümkün olan her şeyin bizim için anlamı olmak zorunda değil.”
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
yüksek bir hayal gücü ve çok büyük sabır gerektiriyor.
4/10
·312 syf.·
2025 63. kitabı
Uzun uzun ve çoğunu anlayamadığımız , hayal edemediğimiz anlatımları tasvirlerle hayalinizdeki bir gezegen betimliyor yazar. Bi yerden sonra artık zihinde canlandırmaya çalışmayı bırakıp dümdüz okuyup maceraya odaklanması çalışıyorsunuz. Fakat onda da bir miktar sosyolog edasıyla tespitlerde bulunduğu için olay örgüsü de oturmuyor. Ben çok beğenmedim bu kitap eksi not aldı benden AdenAden
1000Kitap
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
6/10
·312 syf.··
2021 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 00:00
Aden |3/5| Öncelikle, kafama takılan ilk şey bu kitabın isminin neden çevrildiği. Kitabı alırken bilmiyordum ama internete bakınca öğrendim ki meğer kitabın gerçek ismi Eden imiş. Neden özel isim değiştirilmeye ihtiyaç duyulmuş bilmiyorum. Türkçe olarak ismi okumak daha kolay belki ama bence isim değişmemeliydi, neyse. Aden, Alfa yayınevinin ülkemizde yayınladığı, Stanislav Lem’in yazdığı romanlardan biri. Yabancı bir gezegene iniş yapan, alanında uzman altı adamın yaşadığı macerayı konu alıyor. Şahsen, kitaba büyük beklentilerle başladığımı söyleyebilirim. Hem yazardan hem de yayınevinden büyük ümitlerim vardı ama iki tarafta da aradığımı bulamadım denilebilir. Hayalgücü ve yaratım olarak yazarı takdir ettim. Masa başında bu hikayeyi kurgulamak, bir yetenek gerçekten. Altı adet farklı alanlarda uzman adamların, mahsur kaldıkları gezegende yaptıklarını ve birbiriyle aralarındaki diyalogları başarılı bir şekilde kurgulamış yazar. Gezegenin konseptiyle, yazarın hayal ettiği teknolojiyle ya da hikaye örgüsüyle bir problemim yok denilebilir. Benim kitapla alakalı bir problemim yazın diğer problemim çeviri. Çeviriden bahsetmek istiyorum çünkü üslup hakkındaki düşüncem çeviri nedenli de olabilir. Stanislav Lem, enteresan bir betimleme tarzına gitmiş bu kitapta. Emin olamadığım şey bu enteresanlığın çeviriden mi kaynaklandığı yoksa yazarın üslubunun bu şekilde mi olduğu. Üslubu bu şekilde olsa bile, çok fazla ve çok ufak detaylardan bahsettiği için kafanızda o imgeler tam olarak oluşmuyor. Gezegenin coğrafyası betimlenirken mesela, yükseltilerin şekillerini kafamda canlandırabilmek için birkaç kez okumam gerekti. O yüzden, kitabın keşif kısmından ziyade altı farklı uzmanın aralarında tartıştığı kısımları daha çok beğendim diyebilirim. Çeviri konusunda, Alfa yayınları
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma

Yazar Hakkında

Stanislaw LemYazar · 27 kitap
12 Eylül 1921'de Polonya, Lwow'da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. 1940'ta Lwow Üniversitesi'nde tıp okumaya başladı ancak ertesi yıl Sovyet orduları Polonya'yı işgal edince eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı. Yahudi kökenleri nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı yıllarını sahte bir kimlikle geçirdi. 1945 yılında ailesiyle birlikte Sovyetler'e bağlı Ukrayna sınırları dahilindeki Krakow'a yerleşti ve babasının ısrarı üzerine burada tıp eğitimine devam etti. Askeri doktorluk sınavında kendi kararıyla soruları eksik cevaplayarak başarısız oldu. Ardından bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946'dan itibaren çeşitli dergilerde şiirler, kısa öyküler yayımlamaya başladı. İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci 1951'de yayımlandı. Bunu izleyen yaklaşık yirmi yıl boyunca aralarında Aden, Gelecek Bilim Kongresi, Solaris, Soruşturma, Dünya'da Barış ve Fiyasko'nun da bulunduğu çok sayıda roman yazdı. Sovyet rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle bunların bazılarını yurtdışında yayımlamak zorunda kaldı. Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora ünvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. 27 Mart 2006'da Krakow'da kalp rahatsızlığı sonucu hayatını kaybetti.