8,3/10  (9 Oy) · 
21 okunma  · 
10 beğeni  · 
806 gösterim
Başka bir güneşin dördüncü gezegeni... Altı kişilik mürettebat, yere çakılan uzay gemisinden canlarını kurtarıp güçlükle dışarı çıktıklarında, başka bir dünyada olduklarını biliyorlardı. Ama Aden gezegeni, atmosferinin solumaya uygun olmasına rağmen "başka bir dünya" değildi. Onları ne uzaydan gelenlere tapınan vahşiler karşıladı ne de yıldızlararası iletişime gönüllü bir uygarlığın temsilcileri... Soluk alıp veren dev ağaçlar, bitkileri andıran binalar, doğal labirentler, dev aynalar, "ikiyaşarlı" canlılar, geçitler ve anlam veremedikleri yığınla şey arasında, korkuyla izlerini sürdükleri uygarlığa erişmeye, onunla iletişim kurmaya çalıştılar. İletişim kurmak kolay değildi. Araştırdıkları her yerde, ölümün değişik yüzleriyle karşılaşıyorlardı: Kitle mezarları, su dolu çukurlarda saklanan cesetler, iskeletler... Gezegeni Dünyalı gözleriyle anlamaya çalışan mürettebat, bu farklı uygarlıkla iletişim kurmaya çalışırken, sarsıcı deneyimlerle ve şiddetle yüzleşmek zorunda kalacaktı... Bilimkurgu edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Stanialaw Lem'den, teknolojiye ve iletişime dair felsefi sorularla dolu fantastik bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    2007
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9789754705058
  • Çeviri:
    Olgun Baydemir
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Gökhan 
12 May 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitabı beğendim ama biraz kısa geldi bana. Konusu ve kurgusu gereği çok rahat 500 - 600 sayfaya ulaşabilecekken 264 sayfada kalmış. Bazı bölümler çok çabuk geçilmiş biraz daha detaylandırılsa daha iyi olurdu bence. Böyle düşünmemin nedeni belkide son yıllarda uzun ve seri kitaplara ağırlık vermem ve bunun yarattığı alışkanlıkta olabilir. Ama her şeye rağmen kesinlikle okunması gereken ufuk açıcı bir bilim kurgu.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim Andy Weir'ın Marslı'yı yazarken bu kitaptan esinlendiğini düşünüyorum. Aden'i okurken astronotların gemiyi çalışabilir hale getirme ve gezegenden kurtulma çabaları Mark Watney'i hatırlattı bana.

Hüseyin Düver 
13 Oca 13:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitaptaki teknik dil yer yer kopmama neden oldu. Ama bilimkurgu sevenler için bu sorun olmayacaktır. Yazarın yaratıcı bir kafası olduğunu söyleyebilirim. Olaylar ilerlerken merakı hep koruyor. Kelimeleri kullanışı da çok başarılı.

Serhat Tezer 
27 May 01:10 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Dil bilimine muhtesem katkilari olan hayal gucu gelismis degil ucmus bir yazardir...Çift Yaşarlı nasil bir kelime turetimidir muhtesem gercekten...Yine kitapta atom bombasi işlenmiş,biz melekler ve seytanlarda "karsi madde" kavramini ogrenirken bu kitapta bu kavram geciyor zaten yazilis tarihine bir bakin...

Kitaptan 2 Alıntı

Gökhan 
12 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

“Pekala. Farzet ki yüksek uygarlık düzeyindeki bir nesil, yüzlerce yıl önceki dinsel savaşlar sırasında Dünya’ya iniyor ve kavgaya karışıp güçsüzün yanında yer almaya karar veriyor. Gücünü kullanarak, doktrinlere karşı gelenlerin yakılmasını, farklı görüşte olanlara eziyet edilmesini yasaklıyor, vesaire. Bana dürüstçe, insancı rasyonalizmi bütün gezegende kabul ettirmenin mümkün olabileceğini söyleyebilir misin? - Kaptan

Aden, Stanislaw Lem (Kitap)Aden, Stanislaw Lem (Kitap)
Emre Doğan 
02 Ağu 15:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Fıkra
"Durun bir dakika," dedi Kimyager, oturup dirseklerindeki kumu temizledi. "Farz edin ki... sakatlanmıştı veya..."
"Orasının delilere ait bir barınak olduğunu mu söylüyorsun?" diye sordu Doktor. "Ya da hastaları diğerlerinden ayırıp yerleştirdikleri özel bir yer?
" Ve üzerlerinde deney yaptıkları, " diye ileri sürdü Kimyager.
" Deney olduğunu söyleyebileceğin ne gördün? " diye sordu, o ana kadar sessizce duran Kaptan.
" Ahlaki yönden yargılamıyorum. Bunu nasıl yapabilirim ki? Gerçekten, hiçbir şey anlamıyoruz," diye cevap verdi Kimyager. Doktor, onlardan birinde bir tüp buldu, parçalara ayırdığımızın içinden çıkana benzemiyor değildi... "
" Ya. Diğer bir deyişle, gece gemiye giren ikicanlı da oradan gelmişti, yani kaçmıştı."
"Neden olmasın? Bu mümkün değil mi?"
"Ya iskeletler? dedi Fizikçi. Kimyager'in düşünceleriyle ikna olmadığı açıkça görülüyordu.
" Şey, bilmiyorum, belki onları teşhir etmek için koymuşlardır. Veya belki de, bir tür... bir tür şok tedavisi için diğerlerine gönderiyorlar. "
" Ah, tabii. Eminim biraz sonra onların da bir Freud'u olduğunu söyleyeceksin," dedi Doktor. "Hayır, şu tımarhane teorini çürütsen iyi olur dostum. Ve bize bu iskeletlerin bir lunaparktaki korku evine ait olduğunu da söyleme. Karşımızdaki dev bir tesis ve iskeletleri şu cam hücrelere yerleştirmek bile çok ileri bir teknoloji ister. Bir fabrika olabilir mi dersiniz? Ama ne üretiyor? "
" İkicanlı'dan bilgi alamıyor olman hiçbir şeyi kanıtlamaz.Benim üniversitemdeki bir kapıcıdan Dünya uygarlığı hakkında bilgi edinmeye çalışıyor olabilirdin mesela... "

Aden, Stanislaw Lem (Sayfa 157 - İletişim)Aden, Stanislaw Lem (Sayfa 157 - İletişim)