Çevirmen:
Olgun Baydemir
Tasarımcı:
Ümit Kıvanç
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı:
264
Basım Tarihi:
1997
İlk Yayın Tarihi:
1959
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Orijinal Adı:
Eden
ISBN:
9754705054
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir İletişimsizlik Sorunsalı: Aden
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2015 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2015 05:07
“Uzay yolculuğu, insanoğlunun merakının en özlü ifadesidir.” - Stanislaw Lem Stanislaw Lem’in, Solaris ’le birlikte en bilinen romanlarından biridir Aden. En azından ülkemiz için bu durum geçerli zira İletişim Yayınları’nın yıllar önce yayımladığı Lem külliyatından, Solaris haricinde baskısı hala bulunan tek kitap olma özelliğini taşımaktaydı kısa bir süre öncesine kadar. Alfa Yayınları'nın yayın haklarını almasıyla birlikte Lem'in eserlerine ulaşmak kolaylaştı. Her ne kadar Solaris, Lem’in başyapıtı olarak görünse de, kendisi ikinci kez bile okunmayı hak etmeyen, sıradan bir kitap olduğunu söylemiştir. Lem’in zihninden geçenleri tam olarak bilmiyoruz lakin ben, Solaris’in bir başyapıt olduğuna inananlardanım. Aden’i de okumamla birlikte, en az Solaris kadar sevdiğimi fark ettim. Aden, tıpkı Solaris gibi, farklı bir güneş sisteminde yer alan bir gezegenin adıdır. Bir okur olarak Aden’e misafir oluyor ve anlatı bitene dek orada kalıyoruz. Sürüklenmenin hat safhada olduğu, bilinmezlik dozu yüksek, okuması heyecan verici bir romandan bahsediyoruz. En azından Stanislaw Lem bunu çok iyi başarıyor ve zihninde kurguladığı dünyaya bizi öylesine ustaca bir şekilde sokuyor ki, kitap daha bitmeden şapkamızı çıkarıyoruz kendisine. Kitapta hepi topu 6 karakter var: Fizikçi, Kimyager, Sibernetikçi, Mühendis, Doktor ve Kaptan. İçlerinden sadece birinin adını öğrenebiliyoruz ve o da sadece birkaç yerde. Bunun haricinde karakterlere sürekli olarak meslekleri ile hitap ediliyor. Bu durumun, kitaba bambaşka bir hava kattığını ve ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığımı belirtmem gerekiyor. Kesinlikle kötü değil, ustaca. Çünkü hiçbir karakter aklımızı bulandırmıyor, direkt mesleklerini icra ediyorlar ve o anda yapmaları gerekene ne ise, onu yapıyorlar. Farklı meslek gruplarında yer alan bu
Bilim-Kurgu
AdenStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 2019569 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2021 77. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 21:37
Aden… Sayfalarca söz söylenmesini hak ediyor, bir taraftan da bütün sözcükleri adeta tüketiyor. Stanislaw Lem insanın kafasını karıştırmakta adeta bir dünya markası ama bu durum biraz da insana beyninin varlığını hissettirdiği için keyif vermiyor değil. Bilimkurgu benim için her zaman ayrı bir yerde oldu tür olarak ve bu tercihin en büyük sebebi yeni soyutlamalar ve felsefeleri içinde barındırması. Evet roman okuduğumuzda hep bir kurgu okuyoruz ama bu kurgu her zaman bir “yaratım” olmuyor. Aden, bir uzay keşif ekininin varoluş mücadelesi verme hikayesi aslında. İnişleri sırasında yaşadıkları problem nedeniyle gemilerinin hasar alması ve onarılmasının zaman alacağının anlaşılması ile bambaşka bir hikaye başlıyor gerçekten. Kitabın bende hissettirdikleri insanın kendi gerçekliğinden ayrılamaması, ne akla hizmetse her zaman kendini üstün bulması, “uygun” denen şeyin aslında ne kadar çeşitli olabileceği oldu. İnsan her zaman bir neden ve sonuç arıyor evet, ancak bütün evrende her şey tek eksende mi ilerlemekte acaba? Gerçekten oldukça düşündürücü. Bilimkurguyu felsefesiyle birlikte sevenlerin keyif alacağı bir eser, tavsiyemdir.
Kitap Yorumu
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
10/10
·312 syf.·
2020 14. kitabı
“Yoklama”, dedi Kaptan. “Burada”, dedi Mühendis. “Burada”, dedi Fizikçi. “Burada”, dedi Kimyager. “Burada”, dedi Sibernetikçi. “Benimle birlikte altı”, dedi Doktor. “Herkes burada. Tebrikler”. Kaptan’ın sesi sakindi. “Ya robotlar?” Yanıt yoktu. Peki siz orda mısınız? Cevap evet ise başlayabilirim o halde. Hayalgücü uçsuz bucaksız bir evren, bilimkurgu denilen yıldızlarla aydınlanan rengarenk ve dopdolu bir boşluksa eğer, Aden bu yıldızların en parlaklarından biri olsa gerek. Stanislaw Lem’in hayat verdiği koskoca bir yıldız. Bilimkurgu yazmak işlerin en zorlarından olsa gerek, peki hiç görmediğiniz, hiç dokunmadığınız, hiç koklamadığınız bir dünyayı anlatabilmek? Hayallerin ötesinde bir flora ve fauna ile kaplanmış ayak basılmamış bir gezegene düşen bir uzay gemisi içindeki altı astronot; isimleri önemli değil bilmiyoruz, ünvanları ile hayat bulan gelecekten altı karakter, altı bilimadamı, altı gelişmiş beyin. Uzay boşluğunda mücevher gibi parlayan bir opal küre; Aden gezegenine sert bir düşüş sonrası gemiyi tamir edip eve dönebilmekle gezegeni fethetmek arasında kalan altı insanın hikayesi. Gemiden çıktıktan sonra yapılan bir keşif gezisinde hiç görmedikleri, hiç bilmedikleri, anlayamadıkları canlıların yanında, çalışan bir fabrikaya rastlıyorlar, o andan itibaren merak ve keşfetmenin açlığıyla hayatta kalma mücadelesi arasında kalıyorlar. Hepsi iyi eğitimli, konularının belki de en iyileri ve en beceriklileri. Düşünceler çatışmaya başlıyor, insanlık sorgulanıyor, inançlar üzerine tartışılıyor ve ufukta gezegen sakinleriyle ilk temas görünüyor. Aden bilimkurgu okuyucusunun kütüphanesinde en güzel yere yerleştirilmesi gereken bir kitap. İnsanoğlunun doğasını, içgüdülerini, bilinmeyenle olan iletişim mücadelesini, teknolojiyi kullanma yetisini, gaddarlığını,
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
KELİMEYE DÖKMESİ ZOR CAZİBE...ÇÜNKÜ MEVZU "İNSAN"
8/10
·312 syf.·
2021 31. kitabı
Öncelikle, bu kitaptan da anlaşılacağı üzere, Satnislaw Lem, çıtayı çok ama çok yukarı koymayı seven bir yazar. Ortalama bir okuyucu için (benim gibi; ortalamadan kastım da, bilimkurgu'dan ziyade roman ve türevi yazımları çözmeye daha yatkın olanlardan bahsediyorum) bir takım yan okumalarla anlatılanı pekiştirmesi gerekiyor. İşte o zaman, yazarın dehası net bir şekilde ortaya çıkıyor. Eğer okunulan ilk bilim-kurgu ise, Satnislaw Lem, ortalama bir yazar, yok deneyimli bir bilim-kurgucuysanız da, bu kadar muhteşemi az bulunur. Aden'de "insan"a verilen rol, hem dinler, hem felsefe açısından günler boyu tartışılabilecek derecede derin. Asla içini dolduramayacağımız bir parantezle başbaşa kalıyorsunuz. Kitap eğer barajı aşarsanız su gibi akıyor. Fakat baraj (en azından benim için) ortalarından sonra kapaklarını size açmaya teşne. Benzer yorumlar hiç şaşırtıcı değil. Kitap için "muhteşem" diyemem. Fakat size hissettirdiklerini kolay kolay başka bir eserde yakalayamazsınız. Kısacası, kelimelere gelmesi zor olan bir cazibesi var. Bir de o "baraj" dediğim noktayı aşmaya isteklilik gerektiriyor.
1000Kitap
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 19:39
Dost Kitabevi'nde yazarla saçma bir ilk karşılaşmamız oldu bu yazarla resmen. Alfa yayınlarının kapak tasarımına o kadar bayıldım ki, yazarı birazcık araştırmak istedim ve kitaplarını seven insan sayısını bir hayli çok olduğunu görünce araştırma yaparak Aden ile başlamaya karar verdim. Bir Bilim Kurgunun her şeyini barındırabilen bir kitap nasıl bu kadar gerçekçi olabiliyor hayretler içinde okudum. Sanki meslekler dibine kadar araştırılmış, diyaloglar özenle kurulmuş gibiydi. Stanislaw senle tek karşılaşmamız olmayacak....
Bilim-Kurgu
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
4/10
·312 syf.··
2021 78. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 18:04
Aden, bir uygarlığın nasıl geliştiği, toplumsal yapılanmanın nasıl oluştuğuna yönelik fikirleri temel alan bilimkurgu türünde bir kitaptı. Ağır bir işleyişe sahip olduğunu düşündüğüm kitabın, özellikle kişiler arası diyalogların olmadığı tasvir içeren bölümlerini zihnimde görselleştirmekte zorlandığımı ve bu durumun da kitabın içine girmemi engellediğini söyleyebilirim. 6 kişilik mürettabattan oluşan bir uzay gemisi geçirdiği bir kaza sonucu Aden isimli bir gezegene iniş yapmak zorunda kalır. Uzmanlık alanları ile tanıtılan bu mürettebat bir Kaptan, bir Fizikçi, bir Sibernetikçi, bir Doktor, bir Kimyager ve bir Mühendisten oluşmaktadır. İndikleri gezegenin atmosferinin dünyanın atmosferine benzerliği dışında bir bilgiye sahip olmayan mürettebat,bir yandan gemilerini onarmak için gerekli adımları atarken, bir yandan da gezegeni keşfetmek için harekete geçerler. Bu keşif süreci onları yeni sorular ve alışkın olmadıkları durumlar ile karşı karşıya bırakacaktır. Mürettebatın kendi deneyimleri ve bu zamana kadar öğrendikleri bilgiler ile yeni ve bilinmeyene anlam verme, çevrelerini bir mantık çerçevesine yerleştirme sürecini okumak ve kişiler arası diyalogların ön plana çıktığı yerler ilgi çekici olsa da, keşif sürecinde tanımlanan öğeler, tarif edilen bölgeleri ve olayları anlamakta yaşadığım zorluk ve uzay gemisine yönelik teknik bilgilerin fazlalığı sebebiyle beklentimin altında kalan bir kitap oldu.
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
aden// 26şubat24
7/10
·264 syf.·
2024 11. kitabı
yazarın okuduğum 2. kitabı oldu ve her ikisinden de çok keyif aldım. oluşturduğu evren ilgi çekici, bir şekilde merak duygusunu canlandırıyor. karakterlerle birlikte biz de anlamaya çalışıyor ve biz de tartışıyoruz onlarla birlikte. solaris'te beni biraz gıcık etmişti bir konu, hikayenin gerçekten de sandığımızdan daha fazlası olması ama hiçbir şekilde tatmin olmamız, yani o gezegenin kendisiyle tam olarak bir iletişime geçememiz, bu kitabın sonunda olasılıkları düşündürtüyor insana. bu kitapta da oldu, aslında oldukça etkileyici ama gıcık da ediyor birazcık. itiraf edeyim, en çok böylelerini okumak zevk veriyor.
AdenStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 2019569 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 23:16
Kendimi Stanislaw Lem okumaya zorluyorum. Çünkü bişeyler var ve görmem lazım. Solaris ile yaşadığım hayal kırıklığını gelecekbilim kongresi ile toparladım. Ve sıra Aden’de.. Yabancı bir gezegene iniş yapan 6 insan ve gölge gibi onları takip eden siz. Bu bilinmezlikte sezgileriniz size ne kadar doğru söyleyebilir? İşte bu kitapta sorgulanan bu. Bilmediklerimizi bildiğimiz kalıplara sokarak yorumlarız anlamak için. Mitolojiler, masallar da böyle doğmuştur belki de.. insani vasıflar vererek kendimizle, kendi ahlaki yönlerimizle kıyaslarız ve öyle kabul ederiz gördüklerimizi. Ama “Kesin olmayan hiçbir şeyi doğru kabul etmem.” diyen Descartes ya doğru söylüyorsa? Bu yabancı gezegende siz neye inanırdınız acaba?
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma
7/10
·264 syf.··
2015 118. kitabı
Kitabı beğendim ama biraz kısa geldi bana. Konusu ve kurgusu gereği çok rahat 500 - 600 sayfaya ulaşabilecekken 264 sayfada kalmış. Bazı bölümler çok çabuk geçilmiş biraz daha detaylandırılsa daha iyi olurdu bence. Böyle düşünmemin nedeni belkide son yıllarda uzun ve seri kitaplara ağırlık vermem ve bunun yarattığı alışkanlıkta olabilir. Ama her şeye rağmen kesinlikle okunması gereken ufuk açıcı bir bilim kurgu. Ayrıca şunu da belirtmek isterim Andy Weir'ın Marslı'yı yazarken bu kitaptan esinlendiğini düşünüyorum. Aden'i okurken astronotların gemiyi çalışabilir hale getirme ve gezegenden kurtulma çabaları Mark Watney'i hatırlattı bana.
AdenStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 2019569 okunma
9/10
·312 syf.··
2020 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 05:28
Kitabı anlamak kolay olmadı. Tasvirleri canlandırmak çok zordu. Verdiği mesajlar ve Lem için 9 puan. Keşke daha iyi bir çeviri olsaydı. Yazım yanlışlarıyla dolu bir baskı olmuş. İletişim'i tercih etseydim keşke dedirtti bana Alfa. Siz öyle yapın.
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020569 okunma

Yazar Hakkında

Stanislaw LemYazar · 27 kitap
12 Eylül 1921'de Polonya, Lwow'da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. 1940'ta Lwow Üniversitesi'nde tıp okumaya başladı ancak ertesi yıl Sovyet orduları Polonya'yı işgal edince eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı. Yahudi kökenleri nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı yıllarını sahte bir kimlikle geçirdi. 1945 yılında ailesiyle birlikte Sovyetler'e bağlı Ukrayna sınırları dahilindeki Krakow'a yerleşti ve babasının ısrarı üzerine burada tıp eğitimine devam etti. Askeri doktorluk sınavında kendi kararıyla soruları eksik cevaplayarak başarısız oldu. Ardından bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946'dan itibaren çeşitli dergilerde şiirler, kısa öyküler yayımlamaya başladı. İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci 1951'de yayımlandı. Bunu izleyen yaklaşık yirmi yıl boyunca aralarında Aden, Gelecek Bilim Kongresi, Solaris, Soruşturma, Dünya'da Barış ve Fiyasko'nun da bulunduğu çok sayıda roman yazdı. Sovyet rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle bunların bazılarını yurtdışında yayımlamak zorunda kaldı. Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora ünvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. 27 Mart 2006'da Krakow'da kalp rahatsızlığı sonucu hayatını kaybetti.