Adı:
Yıldızlardan Dönüş
Baskı tarihi:
5 Şubat 2020
Sayfa sayısı:
356
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050381597
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Powrót z Gwiazd
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Yıldızlardan Dönüş
Yıldızlardan Dönüş
“Lem’in edebi ve sezgisel yaklaşımı, okuyucuları en sağlam bilimsel makalelerden bile daha iyi ikna ediyor.”

–Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett

Hal Bregg, uzay görevinden dünyaya dönüş yapan bir astronottur. Onun biyolojik saatine göre on yıl geçse de Dünya zamanıyla 127 yıl geçmiştir. Dünya, kendi tabirleriyle “betrize” olmuş insanlarla dolu tanınmaz bir yer haline gelmiştir. Bregg’in, uygarlığın ve ekonominin üst düzeyde olduğu, savaşlardan arınmış ve herhangi bir şiddet belirtisi göstermeyen bu yeni ütopik dünyaya uyum sağlamak için sancılı aşamalardan geçmesi gerekiyordur. Ailesini ve arkadaşlarını kaybetmiş eski astronot yabancı bir dünyada kendisini bulabilecek midir?
299 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
“Ben onları Dünya’ya değil, onlar beni yıldızlara gömmüşlerdi.” -Hal Bregg.

Daha önce 1984 yılında Baskan Yayınları‘nın “Kurgu-Bilim” dizisinde “Yıldızların Dönüşü” adıyla çıkan kitap, 1998 yılında İletişim Yayınları’ndan doğru bir çeviri ile “Yıldızlardan Dönüş” ismiyle yayımlanmıştı. Uzun bir süre baskısı bulunmayan roman, kısa bir süre önce Alfa Yayınları tarafından tekrar basılmıştı.

Stanislaw Lem'in bu harikulade romanı bir havalanı tasviriyle açılıyor ve okuru uzaydan henüz Dünya’ya dönmüş bir astronot karşılıyor. Tıpkı okur gibi, Hal Bregg isimli bu adam da şaşkındır. Etrafında olan biteni endişe dolu bakışlarla izler. Sanki bir labirentin içindeymişçesine oradan oraya sürüklenme macerasında biz de ona eşlik ederiz.

Görevi dolayısıyla Dünya’dan ayrılan ve uzay gemisinde 10 yıl geçirdikten sonra tekrar geri dönen bir adamın, döndüğünde aslında Dünya’da 126 yıl geçtiğini idrak etme çabasını müthiş bir şekilde anlatmış Stanislaw Lem.

Hal Bregg’in yıldızlardan dünyaya geri dönmüş olması onun için bir mutluluk sayılabilirdi pek tabii, eğer dünyayı bıraktığı şekilde bulabilseydi…

Yaşadığı dünyanın 126 yıl içinde feci derecede değiştiğini ve yozlaştığını gören Hall Bregg, sanki bir yabancı gezegene gelmişçesine afallayacaktır. Doğal olarak, tanıdığı herkes ölmüştür ve dünya zamanıyla tam 126 yıl önce büyük bir yankı uyandıran ve bizzat kendisinin uzaya giden bir gemi içerisinde bulunduğu uzay seyahati, aradan geçen uzun bir zaman diliminde artık normalleşmiş, hatta umursanmayacak bir raddeye gelmiştir.

Peki Hall Bregg, bu psikolojiyi kaldıracak denli güçlü bir “uzay adamı” mıdır? Yoksa gördükleri karşısında çöküntüye mi uğrayacaktır? Bu soruların cevabı kitap boyunca Bregg’in sözcüklerinden aktarılır. En baştaki o umutsuz tavırları, sona yaklaştıkça zorunlu bir kabullenişe dönüşecektir.

“Küçük bir sıranın üzerine oturdum ve bir müddet gökyüzünü seyrettim. Yıldızlar ne kadar zararsız, ne kadar dostça gözüküyordu.”

Lem, balyozunu geleceğin muhtemel toplumları ve bilime sert bir şekilde indiriyor. Bilimsel çalışmaların, bir insanın hayatını nasıl kökünden değiştirebileceğini gözler önüne seriyor. Yarattığı Hal Bregg karakteri, tamamen yabancı kaldığı bir toplumu ve kaybettiklerini sorgularken, bizler de okur olarak derin bir toplumsal tahlile tanıklık ediyoruz.

Eserlerinde iletişim ve toplumsal sorunları masaya yatıran Lem, bunları bilimkurgu sınırları içerisinde çok iyi bir şekilde yoğurmayı başarıyor. Uzay yolculuğunun bir insanda bırakacağı kalıcı hasarları, geri döndükten sonra çekilen yabancılık ve yalnızlık gibi duyguları kitap boyunca Hal Bregg sayesinde gözlemleyebiliyoruz.

Kitapta bahsedilmesi gereken noktalardan biri de hiç şüphesiz “betrize olmak” deyimidir. Betrizasyon, insanlarının kanına enjekte edilen bir sıvı ile onları şiddetten tamamıyla uzaklaştıran bir işlemdir. Bu yönden baktığımızda, insanların artık şiddet yanlısı insanlar olmaması bir “ütopya” olarak görünüyor fakat bu “yeni dünya”ya Hal Bregg ve onunla birlikte dünyaya dönen öteki astronotların gözünden baktığımızda ise, etkili distopya tasvirleri görmemiz pekala mümkün. Evet, neyse ki Hal bu yeni dünyada tek başına değildir, onun yaşadıklarının aynısını yaşayan arkadaşları da vardır. Olaf ile zaman zaman bir araya gelir ve içinden çıkamayacakları diyaloglara sürüklenirler.

“Öyle insanlar yok,” diye tekrarladı kız. “Her şey robotlar tarafından yapılıyor.”

Geleceğin dünyasında yaygınlaşan “insansı robotlar” ise, Lem’in öngörülerinden biridir. Günlük hayatın içinde dahi birçok alanda robotlar ve insanlar içli dışlı bir hale gelmiştir. Yapay zekanın inanılmaz bir şekilde ilerlemesi, gelecekte insanların birçok ihtiyaçlarını onlar sayesinde gidermesi anlamına da geliyordur.

Lem’in takıntılı olduğu konulardan biri olan iletişim unsuru bu kitapta da karşımıza çıkıyor ve Bregg’in “yeni dünya“nın insanları ile kurmaya çalıştığı iletişim, yazarın öteki bilimkurgu yapıtlarını da akıllara getiriyor.

Sonuç olarak, bilimkurguyla insanın iç dünyasının birleşimini romanlarında muazzam bir şekilde irdeliyor Lem. Ortaya da böyle leziz kitaplar çıkıyor.

Yıldızlar Dönüş’ü her bilimkurgu sever okumalı. Stanislaw Lem’i ise her bilimkurgu sever hatmetmeli.

“Bregg, eğer yıldızlar olmasaydı, gitmeyeceğimizi mi sanıyordun? Bence giderdik. O boşluğu incelemek, onun için bir açıklama bulmak isteyecektik.” -Thurber.
356 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10 puan
“Henüz kullanılmamış defterleri ve dolmakalemi ayrı bir yere koydum. Bu benim eski dolmakalemimdi, artan yerçekiminin etkisiyle akıtmaya başlamış ve her şeyi lekelemişti ama Olaf onu tamir etmişti...” 10 yılını uzayda keşif yaparak geçiren Hal Bregg dünyaya döndüğünde onu dolmakalem kullanmayan bir insanlık karşılar çünkü uzayda geçirdiği 10 yılda dünyada 126 yıl geçmiş ve insanlık ilerlemiştir (!). Bilimin, teknolojinin, yaşam tarzının, geleneklerin, dilin hatta yiyeceklerin değişmesinin yanında bu gelişmiş model insan kendini betrize ettirmiş yani içindeki vahşeti tamamen söküp alarak kuzu gibi olmuş, barışçıl ve sevgi dolu bir ırka evrilmiştir. Hal ise elinde dolmakalemi bu dünyaya adapte olmaya çalışacaktır. Stanislaw Lem bu romanı 1961’de yazmış ve öyle bir yazmış ki geleceğin dünyasına dair verdiği detaylar tek kelimeyle inanılmaz. Bu durum Lem için sıradandır, her kitabı bilimkurgu severler için hazine niteliğindedir. Yıldızlardan Dönüş de aynen böyle. Yalnızlık üzerine bir kitap, insanı insan yapan şeyler üzerine ve kaybedilirse olacaklar üzerine. Lem beni asla hayalkırıklığına uğratmaz, yaşadığımız bu saçma sapan günlerde yine ışık oldu bana, ışıklar içinde yatsın. “Ben onları Dünya’ya değil, onlar beni yıldızlara gömmüşlerdi.” -Hal Bregg.
356 syf.
·7 günde·8/10 puan
Lem'i ilk olarak "Solaris" kitabıyla tanıdım. Tüylerim diken diken olmuştu okurken. Bu kitabında da 10 yıl boyunca uzayda araştırmada olan ekibin, Dünya'ya dönüşü anlatılıyor. Ekip için 10 yıl olan süre, gerçek dünyada 127 yıl. Kitapta anlatılanlar bir gelecek tasviri ve gelişen teknolojiden çok, gelişmelerin insanlarda oluşturduğu psikoloji. Bu tarz klasik bilimkurgu kitaplarını çok seviyorum. Olayın neden olduğundan ziyade, olanların sebep olduklarını anlatıyor. H. G. Wells gibi aynı.
356 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Stanislaw Lem, bu kitabı 1961 yılında yazdığında; kitabı okuyan insanların gelecek hakkında neler düşündüğünü hiç bir zaman bilemeyeceğim fakat onları heyecanlandırdığına kesinlikle eminim çünkü 2020 yılında pandemi dönemimde yaşarken bu kitabı okuyan beni bile heyecanlandırdı.

Gelgelelim kitabın bana göre asıl vurucu olduğu nokta yaptığı gelecek tasvirinden çok o gelecek içindeki insanların psikolojisini değişik yönlerden ele almasıdır. Bu noktada, kitapta kendimizi iki farklı insanın yerine koyabiliriz. Bir tanesi, kitapta uzay uçuşundan dönmüş olan kahramanımız ve Prometheus gemisinin mürettebatının oluşturduğu ilkel insan. Biz önümüzdeki nesiller için, şuan ne kadar gelişmiş olursak olalım, ilkel canlılarız. Şimdi duyduğumuz sevinçler, yaşadığımız heyecanlar, tutkularımız, kavgalarımız gelecek nesiller için hiç bir şey ifade etmeyebilir. Belki de uğruna canınızı verebileceğiniz davalar 100 sene sonra tamamen ortadan kalkabilir. Bu sebeple kitap bize biraz yaptıklarımızı sorgulatıyor bence. Niye yaşadığımızı, varoluş sebebimizi düşünmemizi sağlıyor.

İkinci tip insan ise, kitaptaki yerel halkın oluşturmuş olduğu insanlar. Bunu da bizlerden önce yaşamış insanları düşünerek, kendimizi başka bir kimsenin yerine koymadan; sadece kendimiz olarak yapabiliriz. Biz geçmiş nesillere göre gelişmiş canlılarız. Yukarıda da bahsettiğim gibi tutkularımız, heyecanlarımız farklı.

Çok uzatmak istemiyorum. Biraz kendi ilgi alanımla da ilgili olduğu için Lem'in uzay ile ilgili anlattıklarına değinip yazıyı bitireceğim. Şuan uzayda başka bir canlı olduğuna dair bir kanıt yok. Fakat bu bizim arayışımızı durdurmuyor. Yıllardır uzaya çıkmaya, onu keşfetmeye devam ediyoruz. Ben bunun hiç bir zaman durmayacağını düşünüyorum. İnsanlar gitmeyecekse, insan yönetimindeki robotlar gönderilecektir ama keşifler devam edecektir.

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim.
356 syf.
·Puan vermedi
"Küçük aydınlık bir odaya girdik. Tavan yerine uzun sıralar halinde, gaz ocağının alevi gibi küçük sıcak alevler vardı. Duvarlarda tezgâhlı girintiler gördüm. Bunlardan birisine yaklaştığımız vakit, duvardan her iki yanımızda oturma yerleri ortaya çıktı; bunlar ilk önce duvardan gelişmemiş bir şekilde, tomurcuklar gibi büyümeye başladı, sonra havadayken yassılaşıp içleri oyuklaştı ve hareketsiz kaldı.. (sayfa 35 )
Uzun zaman önce keyifle okuduğum bilim kurgu kitaplarının öncülerinden Ukraynalı yazar Stanislaw Lem başta solaris olmak üzere bir çok kitabı tüm dünyada değişik dilere çevrilidi. Yazarın başyapıtı sayılan Solaris, Andrei Tarkovski tarafından 1972’de, Steven Soderbergh tarafından da 2002’de filme çekildi. ‘Solaris’te, iletişimin ne olduğunu sorgulayan Lem’in metinlerindeki ortak nokta “ironi” duygusu oldu.Şu an Alfa yayınalrından tekrar baskıya geçen serisi okumuyanlar için şu dar günlerde sizi evde tutmaya yarıyacaktır..
299 syf.
Bilim-kurgu edebiyatının en önemli ve özgün yazarlarından biri şüphesiz ki Stanislaw Lem...
1961 basımı “Yıldızlardan Dönüş” isimli kitabında yıldızlararası bir seyahatte 10 yıl geçirip dünya zamanıyla 130 yıl sonra evine dönen bir astronottan bahseder. Tabi geçen süre içinde dünyadaki teknoloji, kültür ve sosyal hayat hayli değişmiştir. Karakterimiz kitabın 96. sayfasında*, bir kitapçıda geçirdiği süre için içinde hiç kitap yoktu der. Ve kitapların, üzerine kayıt yapılmış kristaller olduğundan ve opton isimli cihazlar yardımıyla okunduğundan bahseder. Ve şöyle devam eder:
“…bu araç bir kitaba benziyordu, ama kapaklarının arasında sadece tek bir sayfa vardı. Bir dokunuşla metnin daha sonraki sayfaları sıra ile onun üzerinde ortaya çıkıyordu.”

Daha da ileri bir görüşle kitapları sesli okuyabilen, arzu edilen ses, hız ve perdeye göre ayarlanabilen lektonlardan da bahseder.

Burada kristaller günümüzün veri transferinde sık kullanılan MicroSD kartları, Optonlar ise e-kitaplar ya da tabletleri düşündürüyor. Lektonlar ise günümüzün sesli kitaplarının hizmetini sağlayan cihazlar.

Bilim-kurgunun bilim olma ilerleyişinin sürmesi dileğiyle… Distopyalar hariç :)

*Yıldızlardan Dönüş, Stanislaw Lem, İletişim Yayınları, 1998, 1. Baskı, İstanbul
Orijinal İsim: Powrot z Gwiazd (Return from the Stars)
356 syf.
·Puan vermedi
Hal Bregg yıldızlararası (!) bir pilot, son görevi 10 yıl sürer, dünyaya döner, kendisi için 10 yıl, dünya için 127 yıl geçmiştir. Gidip dönmüştür ama gelip bulduğu bıraktığıyla aynı değildir, dünyada her şey değişmiştir, salt teknolojik, fiziksel, yapısal değil insanlar, toplumsal ilişkiler, kültür her şey. Zavallı Hal bir yandan değişimi sindirmeye çalışırken bir yandan da destansı yolculuğunun gerekliliğini tartışırken bulur kendini (kolay değil, o kadar emek) Güzel kitap, özellikle Lem’in öngörüleri şaşırtıcı, programlanabilir materyaller, anlık yapılandırılabilen konutlarla ilgili satırlar insanı dumur eder #yıldızlardandönüş #stanislawlem
299 syf.
·9/10 puan
Yıldızlardan Dönüş, Einstein'in özel görelilik kuramını temel alan bir roman.Özel görelelik kuramına göre zaman her gözlemciye göre farklı hızlarda akmaktadır. Işık hızına yakın hızlarda seyahat eden bir astronot için zaman dünyadaki birine göre çok daha yavaş geçecektir örneğin. Yıldızlardan Dönüş'teki esas oğlanımız Hal da böyle bir astronottur işte. Yıldızlararası yolculukta geçirdiği 10 yıla karşılık dünyada 127 yıl geçmiştir. Stanislaw Lem, böylesi bir zaman kaymasının insan üzerindeki psikolojik etkilerini çok güzel işlemiş. Hele betrizasyon diye bir kavram yaratmış ki üzerine kafa yormamak mümkün değil. Ayrıca kitapta bir kadın erkek karşılaşması var ki (Hal ve Eri) bu da bana Solaris'teki Kris ve Rheya bölümünü hatırlattı nedense. Stanislaw Lem'i okurken alt metinler önemlidir. Çünkü Lem birçok kitabında bilimkurguyu adeta dekor olarak kullanarak psiko-sosyal tahliller yapar.
356 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Allfakitap Stanislav Lem kitaplığının 2. Kitabı olarak Yıldızlardan Dönüş'ü okudum. Yine özgün ve etkileyici bir kitaptı. Bu arada yayınevi 3 ve 4 numaralı kitaplarıda çıkardılar. Umarım bu hızla bize ulaştırmayı sürdürürler.

Hal Breg bir pilot. Gönüllü olarak gittiği uzay görevinden dünyaya dönüş yapıyor. Ancak karşısında bulduğu dünya bambaşka bir yer. Ona göre biyolojik olarak 10 yıl geçmiş ve 10 yaş yaşlanmış olsa da dünya zamanı ile tam 127 yıl geçmiş durumda. Dolayısıyla dünya tanınmaz durumda. Uygarlık ve ekonomi üst düzeyde, şiddet ve savaşlar yok. Bu kültürel şoka alışabilmesi çok zor. Bakalım başına neler gelecek.

1961 yılında yazılmış bu kitapta yer alan kavramları okuduğunuzda günümüzde olan bazı şeyleri de görebileceksiniz. Bu günkü kitap mı yoksa e-kitap mı tartışmasına da nokta koyan bir uygulama var mesela.
356 syf.
·Beğendi·10/10 puan
“Lem’in edebi ve sezgisel yaklaşımı, okuyucuları en sağlam bilimsel makalelerden bile daha iyi ikna ediyor.”

–Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett
Böylece bir kitap, artık ne zaman birisi onu isterse, o zaman basılıyordu. Artık kitabın tirajı , miktarı ve tükenmesi gibi sorunlar ortadan kalkmıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yıldızlardan Dönüş
Baskı tarihi:
5 Şubat 2020
Sayfa sayısı:
356
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050381597
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Powrót z Gwiazd
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Yıldızlardan Dönüş
Yıldızlardan Dönüş
“Lem’in edebi ve sezgisel yaklaşımı, okuyucuları en sağlam bilimsel makalelerden bile daha iyi ikna ediyor.”

–Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett

Hal Bregg, uzay görevinden dünyaya dönüş yapan bir astronottur. Onun biyolojik saatine göre on yıl geçse de Dünya zamanıyla 127 yıl geçmiştir. Dünya, kendi tabirleriyle “betrize” olmuş insanlarla dolu tanınmaz bir yer haline gelmiştir. Bregg’in, uygarlığın ve ekonominin üst düzeyde olduğu, savaşlardan arınmış ve herhangi bir şiddet belirtisi göstermeyen bu yeni ütopik dünyaya uyum sağlamak için sancılı aşamalardan geçmesi gerekiyordur. Ailesini ve arkadaşlarını kaybetmiş eski astronot yabancı bir dünyada kendisini bulabilecek midir?

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • ırmak
  • Pelin Bahar
  • Sena EMRE
  • Emre Şenkal
  • Utku ilanbey
  • Lale Nazım
  • Gamze Gündoğan
  • Nilüfer karagöz
  • Arda ÖS
  • irem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.1 (2)
9
%9.1 (3)
8
%27.3 (9)
7
%9.1 (3)
6
%3 (1)
5
%3 (1)
4
%6.1 (2)
3
%0
2
%0
1
%0