Hayatta hiçbir koku, yağmurun arkasından, tatlı bir güneşin hevenk hevenk göklere kaldırdığı buharcıklar kadar tatlı ve nefis olamazdı.
Ahmed Günbay Yıldız
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dört yüz yıldır serin ve sütliman olan bu coğrafyada birilerinin kirli emelleriyle birlikte fokurdamaya başlamış, yıllar sürecek bir kan ve ölüm fırtınasının emareleri ufukta belirmişti.
Gül nakışlı yüzün
Mutluluk saçıyor gönlüme
Sensiz, kasvetle dolan yüreğime
Gökyüzü ferahlığı doluyor
Bakarken güzel gözlerine.
Sıyrılıp bu dünyadan
Başka bir âleme geçiyorum
Bütün tasalardan uzak
Yelken açıyorum mutluluk diyarına.
Dalıp gidiyorum hülyalara
Kulaklarımda hoş bir nağme
Huzur veren bir ses
Akıp giden su sesi gibi
Bir kuşun ötüşü gibi.
Seyrederken güzel yüzünü
Elvan çiçekler açıyor ansızın
Rayiha sarıyor her yanı buram buram.
Sabahattin Ali diyor ya;
“Şimdi şiir bence senin yüzündür”
Okuyup okuyup doyamadığım
En güzel şiir
Senin gül nakışlı yüzündür.
Ve diyor ya şair;
“Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi.”
Çiçeklerin en güzeli
Senin gül nakışlı yüzündür
Ve gözlerin mutluluk kaynağı
Huzur saçan bir diyar gibi
Gökyüzünü seyreder gibi