Yaşamak, bir ateş hattında durmak oldu bizim için. Kuşkusuz, yoğun çetinliklerde hazırlanır ışığın yeni kabloları. Zulüm, insanları geriletmez; tersine, pekiştirir inançlarını; atılım isteği kabardıkça kabarır. Başka türlü, nasıl, 'bir sınavdan geçebiliriz?'
Üstelik, şurası da, çok uzun bir tabut.
Ölüleri topladığımda, açıkça, Türkiye çıkıyor ortaya.
Çünkü, bizim coğrafyamızı, ağıtlar oluşturur. Burası toprak mı? Gözyaşları birikti, dondu ve taşlaştı.
Sinan Usta, hâlimizi görüyor musun? Taş kutuların içine tıkıldık. Yüzümüze kapatılan kapılar da çimentodur. Kuşkusuz, önce, evlerden başlamaktadır sertleşme.