Nuri Pakdil

Nuri Pakdil

YazarÇevirmen
8.8/10
1.561 Kişi
·
5,9bin
Okunma
·
2.162
Beğeni
·
53bin
Gösterim
Adı:
Nuri Pakdil
Unvan:
Türk yazar, şair, düşünür
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye, 1934
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 18 Ekim 2019
1934 Maraş doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çalışmalarını, şiir ve deneme türlerinde Maraş'ta, Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayımladı. Lisedeyken Hamle adında bir dergi çıkardı (1954/55). İstanbul'da bir haftalık dergide sanat sayfaları düzenledi (1964). Edebiyat dergisini (Şubat 1969) ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nı (1972) kurdu. Nuri Pakdil'in ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nın ilk kitabı Batı Notları'dır. Edebiyat Dergisi, kimi aralıklarla uzun yıllar sürdürdüğü yayınına, Aralık 1984'te ara verdi. Edebiyat Dergisi Yayınları, 1972-1984 yılları arasında, 18'i Nuri Pakdil imzasını taşıyan, 45 kitap yayımladı.

Nuri Pakdil, 28 Şubat 1997 tarihinde Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan yeniden kitap yayımlamaya başladı. Sitemizin güncellendiği tarihe kadar, daha önce yayımlanan 5 kitabın yeniden çalışılmış basımı ve 12 yeni kitabın ilk basımları yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Kasım 2014'te Necip Fazıl Saygı Ödülü'nün ilkini aldı. Aynı yıl yaptığı bir açıklamada "muhafazakar değilim devrimciyim" ifadesini kullanarak sağcı veya solcu olmadığını belirtip "İslamcı" olduğunu niteledi. "Özgürlükçü, emekten yana olan dinden yanayım." şeklinde ifadeleri de mevcuttur. Pakdil, marksizme ve komünizme yakınlık hissetmediğini fakat ilgiyle izlediğini de açıkladı.

Yazarlığı boyunca 16 müstear isim kullanan Nuri Pakdil'in en çok tercih ettiği ise "Ebubekir Sonumut" olmuştur.

85 yaşında üst solunum yolları enfeksiyonu nedeni ile tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi'nde vefat etti.

Kitapları
Harikalar Tablosu / Prevert, Oyun/Çeviri, Temmuz 1974.
Ay Operası / Prevert, Şiir/Çeviri, Nisan 1975.
Biat II, Deneme, Ocak 1977.
Bağlanma, Deneme, Şubat 1979.
Bir Yazarın Notları II, Deneme, Aralık 1980.
Put Yapımevleri, Oyun, Nisan 1980.
Biat III, Deneme, Nisan 1981.
Anneler ve Kudüsler (Şiir)
Bir Yazarın Notları III, Deneme, Mayıs 1981.
Kasırganın Çatırtıları / Guillevic, Şiir/Çeviri, Mayıs 1981.
Bir Yazarın Notları IV, Deneme, Eylül 1982.
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş, Oyun, Haziran 1982.
Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.
Sükût Sûretinde, Şiir, Şubat 1997.
Derviş Hüneri, Deneme, Mart 1997.
Batı Notları, Gezi-İzlenim, Mart 1997.
Arap Saati, Deneme, Mayıs 1997.
Umut, Oyun, Haziran 1997.
Ahid Kulesi, Şiir, Haziran 1997.
Korku, Oyun, Ağustos 1997.
Klas Duruş, Deneme, Ekim 1997.
Arap Şiiri (Güldeste) I, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Arap Şiiri (Güldeste) II, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Kalem Kalesi, Deneme, Ekim 1998.
Bir Yazarın Notları I, Deneme, Mart 1999.
Osmanlı Simitçiler Kasîdesi, Şiir, Temmuz 1999.
Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler, Deneme, Aralık 1999.
Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada, Deneme, Mayıs 2000.
Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu, Deneme, Kasım 2001.
Otel Gören Defterler 4: Simsiyah, Deneme, Nisan 2002.
Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri, Deneme, Ocak 2003.
Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize, Deneme, Haziran 2005.
140 syf.
·1 günde·8/10
Kudüs aşığı şairimiz Nuri Pakdil...

Şiirlerinde ve hayatında sürekli iki metafordur "Anne Ve Kudüs."

Büyük Şair ve Fikir adamı Nuri Pakdil’i okumadan ve hayatını araştırmadan önce bende sürekli bu ikisine neden bu kadar bağlandığını anlamamıştım. Anne ve Kudüs ilişkisini harika dizelerle bize sunardı Pakdil. Örneğin “Anne ol” derdi. “Çünkü anne bir çocuktan bir Kudüs yapar.” Anne? Kudüs? Annenin Kudüs yapması? Uzun uzun düşünmek gerekirdi aslında…

Birileri sağ olsun bizim yerimize sormuşlar Şairimize şöyle cevap vermiş bir söyleşide bu soruya:
"Bir gün anam radyoda, Müslümanların Kudüs'e alınmadığını dinlemiş. Kalkmış, iki rekât namaz kılayım, gözü yaşlı Kudüs için dua edeyim demiş. Sonra tam secdedeyken bir hal gelmiş. KUDÜS ANADIR… KUDÜS ANADIR... diye bir ses işitmiş, sonra korkmuş tabii, gitmiş hemen Mehmet Efendi Hazretlerine anlatmış. Mehmet Efendi Hazretleri, doğrudur, demiş, KUDÜS ANADIR, göklerin övüncüdür Kudüs. Anne sevgisi her türlü sevginin üstünde gelir, her tecrübeyi şekillendirir. Onun kokusu ve varlığıyla can bulur her insan... O, erkekten üst bir makamdır. O yüzden de Kudüs anadır, en önde o gelir, demiş. İşte bu yüzden de benim anacığım, benim annem Kudüs'tür derdi. Bana da sadece kendisinden başka, Kudüs'e ana dememe izin verirdi. Kudüs'ün ve Filistin'in acısını sadece analar yakinen anlayabilir..."

Kudüs'ün ve Filistin'in acısı aslında İslam dünyasının acısıdır.
Çünkü İslam toplumu bozulmaya başladıkça İslam Toplumları geriye gittikçe Kudüs esir düşmüştür. Tembellik, bıkkınlık, kötü hasletler İslam Toplumuna musallat olduğu günden beri acı çekmeye başlamıştık. Hem biz hem de yeryüzünün tüm mazlumları…

Ama onlar içinde en Mazlum olanı en çok ağlayanı değil miydi Kudüs..?

O zaman Kudüs değil midir, kendimize gelmemiz gerektiğini haykıran..?

Aslında Kudüs o halde esirken, İslam Dünyası değil midir esir olan..?

İslam’ın o pak nesli değil miydi? Kudüs’ü ayakta tutan. Sarı Kubbeli Sevgiliyi ayakta tutan.

O İslam’ın ilk nesli değil miydi Ona yönelen… Kudüs aslında İslam’ın o azizi nesli değil miydi?

Bir anne olmak ve Kudüs doğurmak…

İslam'ın ilk ve o pak neslini yeniden yeryüzüne getirmek..

Bunun için ne yapmak gerekir..?

Cevap veriyor büyük usta Pakdil: “Kalk ayaklarına Kudüs gücü gelsin…”
”Biz, yitire yitire kazandık kendimizi.”

İstanbul'a veda etmenin derin hüznü 'Derviş Hüneri'. Pakdil trende giderken, el sallıyor gibi Sirkeci, Bostancı, Süleymaniye, Üsküdar… Dile gelmiş perde, kitap kolileri ve apartman dairesi. Sessizliğin iç çekişleri eşlik ediyor ustaya. Ve bu hüznü anlatan bir cümle : "Gözyaşımı koyacak yer olmayınca çıkarmadım artık..."

'Derviş Hüneri', Nuri Pakdil'in hüner isteyen bir yaşama biçimini örnekleyen, günce türünde yazdığı bir eser. Derviş Hüneri'nde, yaşama çabası içinde olan bir insanın günlüğü sunulmaktadır. 'Çelik Adam' karakteri güncenin kahramanıdır yazarın ifadesiyle. Nuri Pakdil'e göre, "hayatı tatlılaştıran, acı dersleridir" ve dervişçe bir terbiyeden geçmelidir insan. 'Derviş Hüneri', Nuri Pakdil'in 'Edebiyat Kulesi' adlı kitabının kronolojik olarak devamını oluşturuyor. Nuri Pakdil günlüklerinde, bir sanatçı, bir yazar olarak, inancımıza ve medeniyetimize ve elbet bunların her cinsten düşmanlarına karşı sürekli bir duyarlılık ve bilinçlilik durumu içinde olunması gereğini vurguluyor.
84 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Üstad Nuri Pakdil'in Fethi Gemuhluoğlu'nun anısına yazdığı şahane eser. Okudukça Fethi Hoca ile Nuri ağabeyin dostluğuna hayran olmamak mümkün değil. Tanımadan sevdim Fethi Gemuhluoğlu'nu. Kitaplar adanabiliyormuş bir insana. Kitaplar yazılıyormuş muhteşem dostluğa.
Kitabın ana temeli peygamber eksenli bir dostluk çizgisi ve bağlanma konusu üzerine kurulmuş. Zira çağımızın en büyük problemi bağlanacak eylem ve dostluk bulamamak.
Bağlanmak, insan olmak demektir.

Kitapta beğenmediğim tek bir yer bile yoktu. Bayağı altı çizili cümleler oluştu :) Geçenler de Nuri Pakdil üstadı ziyarete gittim Anneler ve Kudüsler kitabını da çok beğenmişim kendisine imzalatmak için verdiğimde kitaba yapıştırdığım ayraçları çıkardı attı :) hoşlanmıyormuş kitabının çizilmesinden birseyler yapıştırılmasından bu kitabımı da görmemeli :) Nuri Pakdil üstadımı her haliyle seviyorum hepimizin ağabeyi. Var olsun, direniş şairi.
107 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
"Tüm kurumları Avrupa'dan almak hastalığına tutulalı beri, Tarihimizi okumaz olduk. Kendi tarihine yabancı kuşaklar yetişti Türkiye'de. Geçmişle aramıza bir Avrupa setti inşa ettik."
***
Bugün ben biriyle tanıştım. Yeni bir yazar :) Yeni bir yazarla tanışmak zordur çünkü biraz ketum davranırlar, öyle hemen açıvermezler halet-i ruhiyelerini, ilk zamanda açık vermezler edebi kimliklerini. Sonradan sonraya bir içini dökme, açılma durumu gözlenir. Bu tanışmada da aynı şeylerin yaşanacağını farz etmiştim; muhtemelen 1-2 sayfa okur ardından sıkılıp kitaplıktaki yerini hazır ederdim. Lakin bu sefer bir farklılık vardı. Tahminlerim dahilinde olmayan , tuhaf bir şeyler. Daha ilk sayfalarda beni içine çeken bir kitapla, yazarla karşı karşıyaydım ben.
Bugün ben; Cahit Zarifoğlu’nun şiirinde “Bu insanlar dev midir ; Yatak görmemiş gövde midir” diye bahsettiği, Yedi Güzel Adam'ın Kudüs Şairi sernamesiyle edebiyat alemine kaydedilmiş Nuri Pakdil ile tanıştım.
Öyle bir kimlik, öyle bir yazar hayal edin ki; neredeyse tüm toplumun yenilik , batıcılık, yabancılaşma naraları attığı, makineleşmiş insanın yaşadığı, teknolojinin ve sanayinin ilah kabul edildiği bir zamanda, yönünü Doğu'ya Orta Doğu'ya çevirsin; toplum şirazesi kaymış, dini imanı maneviyatı bırakmışken, o İSLAM desin, KUDÜS desin, İMAN desin; ilah olarak yüce ALLAH'ı , asıl ulu önder olarak HZ.MUHAMMED (sav)'i bilsin.
Nuri Pakdil nasıl biri miydi? İşte böyle bilinçli, aydın biriydi. ( Ruhu şad , mekanı cennet olsun)
Yaşamında ve eserlerinde daima sağlam bir İslam bilincini, Orta Doğu'da sağlanması gereken birliği, kurtuluşun tek reçetesinin biat'ta olduğunu savunmuş bu çizgide ilerlemiştir. Benzer görüşleri paylaştığı diğer yazarlara nazaran o muhafazakar bir kimlik taşımıyordu, hayır o muhafazakar değil devrimci bir müslümandı. Yaşam gailesini bu konu üzerine inşa etmişti.
***
Batı notları için; yine yazarın Batılılılaşmanın anlamsızlığı ve gereksizliği, kavmiyet bilincinin olur yol olmadığını, Batı'nın yalnızca bir put çukuru, maneviyatı , özünü kimliğini kaybetmiş insanlar geometrisi, Türkiye'nin batılılaşma ve reform adı altında yaptığı hatalar, Batı'nın örfünün adetinin, kanunun Doğulu kafa yapısına uygun olmadığını anlattığı gezi notlarından oluşan güzel bir eser diyebiliriz.
Kitabın bazı sayalarını defaatle okumak, sindirmek ardın da tüm insanlığa anlatmak; 'hayır bu yol doğru değil, yanlış yapıyorsunuz' diye haykırmak istedim. Bu kadar sade, yalın, pürüzsüz bir dil, akıcı bir anlatımla bu derece ehemmiyetli bir konuya, kanayan yaraya değinmek zor zanaat vesselam. Daha diyecek çok şey var amma bu yazı böyle sabaha kadar uzar gider.
Yazar ile henüz tanışmadıysanız, bu konu üzerine yoğunlaşmak da istiyorsanız eğer bu kitap sizin için 'aranan kan' demektir. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
***
Kitapla kalın...
100 syf.
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

"Direniş fişeği içimde: yola çık yol açık..."

Dizinin önceki kitapları gibi Yazmak Bir Mûcize de otellerde kaleme alınan metinlerden oluşuyor. Hatta çoğu metnin arka planını oteller kaplıyor tümden. Bu nedenle, kitabın geneline etki eden bir öğe olarak otel de ara duraklardan birisidir. Pakdil in deyimiyle Otel Gören Defterler i "seferî" yapan da bu yanıdır; "mütemadiyen çok katmanlı kılan da" yine bu yanı. Tabii şunu hemen belirtmeliyiz ki, Nuri Pakdil deki otel kavramıyla bizim zihnimizdeki oteller arasında büyük farklar vardır: "İnsan ruhunun derin karmaşıklığını, belki biz de azbuçuk otellerde kavramaya çalışıyoruzdur......

Hayatı, "hem yürünülen yol" hem de "taşınan dağ" gibi algılayan ve "çıkıp ıssız yerlerde, hiç mi hiç o el değmemiş çiçekleri toplarcasına" yaşayan bir yazarın ereği nedir, nerededir peki? Her dem "Gariplik ile Militanlık arasında gel gel gel git git git" yaşayan bir yazardır Pakdil. Aynı zamanda, kalbiyle "Tarih arasındaki en kısa yolda yürüyen" de ondan başkası değildir. Yüreği "pat pat pat" diye çarpan da odur. Yine onda söz: "Türlü türlü mukavemetin, sabrın, karşıdurmanın, karşıkoymanın, reddetmenin karıştırılıp ve birbirlerine eklemlendirilip bir de emiştirilmesi zamanı bu zaman. Kuzgunkılıçları adlı çiçeği bul da koklaya koklaya bir öp bakalım hele; bak, ne günler başlıyor bundan sonra, iradenin bileşiminde ve göz hücrelerinde! Herşey yeniden yeniden dank etmeli kafamızda dank dank dank; bu dankların dansı başlamalı, uyanmamız için kül yataklarında. Kimliksizleştirilmişliğimizin köklerini aramadır bu?" Ya da daha öz bir ifadeyle şudur ereği Nuri Pakdil in:

"İnsanın, Allah a doğru koşusunu engelleyen barikatların kaldırılmasını istiyorum."
107 syf.
·3 günde·8/10
Batı notları kitabı Nuri Pakdil’in Paris, Brüksel ve Roma’ya yaptığı gezinin notlarını içeriyor. Her ne kadar kitap tanıtımında bu şekilde söz edilse bile kitap bir günlük ya da gezi yazısı olmanın çok daha ötesinde bir muhtevaya sahip. Yazar Paris ‘teki izlenimlerinden yola çıkarak Doğu- Batı sentezini çok güzel bir şekilde irdeleyip yıllardır yaptığımız yanlışlara değinmiş. Bunları bazen başlıktaki gibi bir güvercin ve köpek üzerinden anlatmaya çalışmış. Doğunun sembolünü güvercin alan yazarımız Batı’nın sembolünü ise köpek olarak almıştır. En çok eleştirdiği konu ise Tazimat döneminden beri başlayan Batı hayranlığı. Bu konuda söylenmesi gerekenleri çok duru bir şekilde ifade etmiş yazarımız. Özelikle bu konuda fikir sahibi olmak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.

Nuri Pakdil’i tanımak isteyen ve düşüncelerine vakıf olmak isteyen okurlarımız için çok iyi bir fırsat “Batı Notları”.

Öte yandan yazarın harika bir üslubu var. Kitabı okumaya başlıyorsunuz. Nasıl bittiğinin farkına bile varmıyorsunuz. Bence kitabın en başarılı noktası da burası olmuş. Kitaba başlar başlamaz bir dostunuzla muhabbet etmeye başlıyor izlenime kapılıyorsunuz. Daha dostunuzla muhabbet devam ederken kitabın bittiğinin farkına varıp üzülüyorsunuz.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sade diliyle kendi iç dünyasını, arkadaş çevresi ile çıkarılan derginin günlerini anlatmış nacizane kalemiyle Pakdil.

Sağlam duruşu ve kalemiyle bilinen yazarımızın bir solukta okunabilecek bir eseri.
Bir baş ucu kitabı olma niteliği de var.

Evet dili sade ama gördüğüm kadarıyla Pakdil vurgu adamı ve kelimelerin gücünü çok güzel kullanmış.Fikirlerini dans ettirmiş.Ve çoğu yerlerinde sizi sarsmayı başarıyor.
Okurken kendinizi vererek okumanız gerekiyor beni savurgan bir biçimde degilde kavraya kavraya oku diyor.

Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim efendim selametle ^-^
61 syf.
İlk defa tiyatro okudum. Nedendir bilmem ama tiyatro okumaya hep önyargılı davranmışımdır. Simdi ise ne kadar yanlış davrandığımın farkına vardım. Nuri Pakdil yine kendine özgü, gayet anlaşılır diliyle yazmış kitabını. Nuri Pakdil okumaya doyamıyorum öyle akıcı öyle bağlayıcı ki. Kitapta insanlara çok önemli mesajlar veriyor. Şeytan ve insan arasındaki ilişkiyi 3. kişi dilinden anlatmış. İnsanda okurken çok kez farkındalık oluşturuyor, kendi kendine sorması gereken soruları soruyor. Daha da çok Pakdil okumalısın diyor yani :)
140 syf.
·15 günde·9/10
Etkinliği düzenlendiği için Ahizer'e teşekkürlerimi sunarım.
#31574561

Yedi güzel adamı biraz geç tanımış olsamda şuan kitaplarını elimden düşürmüyorum diyebilirim.Sadece kitaplarla da kalmıyor iş canım sıkılınca, bir işle meşgulken açıyorum şiirlerini bir Erdem Bayazıt bir Cahit Zarifoğlu dinliyorum.Aslında biraz da Yedi güzel adam dizisinin etkisi var sanırım izlerken sonrasında kitaplarını okuması ayrı lezzetli oluyor.Çok uzatmadan biraz kitaptan bahsetmek istiyorum.

Bu kitapta Nuri Pakdil in seslenişi var size.Özgürce, içten,yürekten..

Ben Kudüs'ü kol saati gibi taşıyorum" diyor Nuri Pakdil.Nasıl güzel bir sahiplenmedir bu.Sahi hangimiz kol saati gibi taşıyabilir Kudüs'ü?

Gel anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar.

Onun için Kudüs anne dir anne Kudüs'tür.İkisini birbirinden ayırmaz ve bir bütüne sığdırır Nuri Pakdil.Şiirlerinin deryasına kapılıp gidersiniz,özğürlüğü seslenişi hissedersiniz.Sanatın tüm inceliklerini ve şiire kucaklamayı anlatan Anneler ve Kudüs'ler okunması gereken çok güzel bir kitaptır.Bence Nuri Pakdil hep okunmalı kendine ait uslubu ile sizi kendine çekiyor diyebilirim.

Ve
"Yürü kardeşim ayağına bir Kudüs gücü gelsin."

Benim için kitabın nokta atışı cümlesi diyebilirim.Kitabı biraz da okumama vesile olan cümle.Hiç bişey dokunmasa bile bu cümle dokunuyor bam teline.
Bence sizde kısa zamanda okuyun hem bu kitabı hem de Nuri Pakdil'i.
Keyifli okumalar..
112 syf.
·1 günde
1984 yılındaki edebiyat dergisinin çıkmasıyla ilgili tutulmuş 1 aylık güzel mesajlar içeren mini bir günlük. Kitabın dili oldukça sade olmasına rağmen okurken bir o kadar da zorlanıyor insan. Ben sebebini Nuri Pakdil' in kitabı bitirirken yazdığı şu sözde buldum ."İnsan, ancak, gizemli cümlelerle özgür olur." Bakalım size ne mesajlar verecek kitap...

Yazarın biyografisi

Adı:
Nuri Pakdil
Unvan:
Türk yazar, şair, düşünür
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye, 1934
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 18 Ekim 2019
1934 Maraş doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çalışmalarını, şiir ve deneme türlerinde Maraş'ta, Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayımladı. Lisedeyken Hamle adında bir dergi çıkardı (1954/55). İstanbul'da bir haftalık dergide sanat sayfaları düzenledi (1964). Edebiyat dergisini (Şubat 1969) ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nı (1972) kurdu. Nuri Pakdil'in ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nın ilk kitabı Batı Notları'dır. Edebiyat Dergisi, kimi aralıklarla uzun yıllar sürdürdüğü yayınına, Aralık 1984'te ara verdi. Edebiyat Dergisi Yayınları, 1972-1984 yılları arasında, 18'i Nuri Pakdil imzasını taşıyan, 45 kitap yayımladı.

Nuri Pakdil, 28 Şubat 1997 tarihinde Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan yeniden kitap yayımlamaya başladı. Sitemizin güncellendiği tarihe kadar, daha önce yayımlanan 5 kitabın yeniden çalışılmış basımı ve 12 yeni kitabın ilk basımları yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Kasım 2014'te Necip Fazıl Saygı Ödülü'nün ilkini aldı. Aynı yıl yaptığı bir açıklamada "muhafazakar değilim devrimciyim" ifadesini kullanarak sağcı veya solcu olmadığını belirtip "İslamcı" olduğunu niteledi. "Özgürlükçü, emekten yana olan dinden yanayım." şeklinde ifadeleri de mevcuttur. Pakdil, marksizme ve komünizme yakınlık hissetmediğini fakat ilgiyle izlediğini de açıkladı.

Yazarlığı boyunca 16 müstear isim kullanan Nuri Pakdil'in en çok tercih ettiği ise "Ebubekir Sonumut" olmuştur.

85 yaşında üst solunum yolları enfeksiyonu nedeni ile tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi'nde vefat etti.

Kitapları
Harikalar Tablosu / Prevert, Oyun/Çeviri, Temmuz 1974.
Ay Operası / Prevert, Şiir/Çeviri, Nisan 1975.
Biat II, Deneme, Ocak 1977.
Bağlanma, Deneme, Şubat 1979.
Bir Yazarın Notları II, Deneme, Aralık 1980.
Put Yapımevleri, Oyun, Nisan 1980.
Biat III, Deneme, Nisan 1981.
Anneler ve Kudüsler (Şiir)
Bir Yazarın Notları III, Deneme, Mayıs 1981.
Kasırganın Çatırtıları / Guillevic, Şiir/Çeviri, Mayıs 1981.
Bir Yazarın Notları IV, Deneme, Eylül 1982.
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş, Oyun, Haziran 1982.
Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.
Sükût Sûretinde, Şiir, Şubat 1997.
Derviş Hüneri, Deneme, Mart 1997.
Batı Notları, Gezi-İzlenim, Mart 1997.
Arap Saati, Deneme, Mayıs 1997.
Umut, Oyun, Haziran 1997.
Ahid Kulesi, Şiir, Haziran 1997.
Korku, Oyun, Ağustos 1997.
Klas Duruş, Deneme, Ekim 1997.
Arap Şiiri (Güldeste) I, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Arap Şiiri (Güldeste) II, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Kalem Kalesi, Deneme, Ekim 1998.
Bir Yazarın Notları I, Deneme, Mart 1999.
Osmanlı Simitçiler Kasîdesi, Şiir, Temmuz 1999.
Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler, Deneme, Aralık 1999.
Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada, Deneme, Mayıs 2000.
Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu, Deneme, Kasım 2001.
Otel Gören Defterler 4: Simsiyah, Deneme, Nisan 2002.
Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri, Deneme, Ocak 2003.
Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize, Deneme, Haziran 2005.

Yazar istatistikleri

  • 2.162 okur beğendi.
  • 5,9bin okur okudu.
  • 92 okur okuyor.
  • 3.517 okur okuyacak.
  • 38 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları