Adı:
Batı Notları
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
107
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757013020
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edebiyat Dergisi Yayınları
Batı’ya dair tespitlerin yapıldığı bir kitap ‘Batı Notları’; iyiki okudum diyorum. Yazarın daha kitabın başında kurduğu şu cümle özet mahiyetindeydi: “Ama öykünmekle, inançları davranışları farklı uluslara göre düzenlenmiş kurumları almakla, onların aynısını kurmakla, ulusal birleşime varmak mümkün müydü?”

Batı bu kadar samimi bir şekilde, ancak bu kadar güzel yazılabilirdi. Bir dostumdan dinliyormuş gibi okudum Batı Notları’nı. / Ayşegül Toprak

‘Batı Notları’, Nuri Pakdil’in Paris, Brüksel ve Roma’ya yaptığı gezinin notlarını içeriyor. Batı Notları’nda Nuri Pakdil, tarih bilincine sahip Müslüman bir yazarın bakışıyla Batı’yı, Batı toplumlarını eleştirel bir gözleme tâbi tutuyor.

Sunuş yazısında, şöyle deniyor: “Yalnızca izlenimlerimi değil, Batı’nın bende yaptığı çağrışımları da yazdım. Şunu da belirteyim: Bilinen gerçeklere yeni bir şey eklenmedi. Ama bunlarla, uygarlık sorunlarımıza az çok değiniliyorsa, bu gerçeklerin sürekli yazılması ve üzerinde düşünülmesi zorunludur.”

Uzun yıllar sonra, kimi küçük eklemeler ve değişikliklerle yeniden basılan Batı Notları, genç okurlara Nuri Pakdil’i yakından tanımaları için bir imkân kabul edilmelidir. / Şaban Abak
Batı notları kitabı Nuri Pakdil’in Paris, Brüksel ve Roma’ya yaptığı gezinin notlarını içeriyor. Her ne kadar kitap tanıtımında bu şekilde söz edilse bile kitap bir günlük ya da gezi yazısı olmanın çok daha ötesinde bir muhtevaya sahip. Yazar Paris ‘teki izlenimlerinden yola çıkarak Doğu- Batı sentezini çok güzel bir şekilde irdeleyip yıllardır yaptığımız yanlışlara değinmiş. Bunları bazen başlıktaki gibi bir güvercin ve köpek üzerinden anlatmaya çalışmış. Doğunun sembolünü güvercin alan yazarımız Batı’nın sembolünü ise köpek olarak almıştır. En çok eleştirdiği konu ise Tazimat döneminden beri başlayan Batı hayranlığı. Bu konuda söylenmesi gerekenleri çok duru bir şekilde ifade etmiş yazarımız. Özelikle bu konuda fikir sahibi olmak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.

Nuri Pakdil’i tanımak isteyen ve düşüncelerine vakıf olmak isteyen okurlarımız için çok iyi bir fırsat “Batı Notları”.

Öte yandan yazarın harika bir üslubu var. Kitabı okumaya başlıyorsunuz. Nasıl bittiğinin farkına bile varmıyorsunuz. Bence kitabın en başarılı noktası da burası olmuş. Kitaba başlar başlamaz bir dostunuzla muhabbet etmeye başlıyor izlenime kapılıyorsunuz. Daha dostunuzla muhabbet devam ederken kitabın bittiğinin farkına varıp üzülüyorsunuz.
Tüm kitaplarını okumak istiyorum. Bir çok cümlesi tıpkı bir slogan gibi. Onun sözleri ile slogan atılabilir. Mesela der ki "Boynumuz ağrıdı batıya bakıp durmaktan," bu sloganı artık bir direnişin değişimin gerekliliğini gösteriyor bize. Brüksel, Fransa ve Roma'ya yaptığı seyahatlerde görüyor ki ve bize gösteriyor ki sömürgeci batı ruhsuzlaşmış ve çürüyor. Bu yüzden özümüze dönmeliyiz.
Farklı çıkarımlar, farklı bakış açıları, farklı düşünceler... Üstad, lafı fazla uzatmadan, eğip bükmeden, az sözle çok şey anlatmış Batı Notlarında. Üzerine uzun uzun düşünmeyi gerektiren eser, naçizane tüm okurlara tavsiyemdir.
Nuri Pakdil üstadın Fransa izlenimlerinden oluşan Batı Notları kitabında, hem Fransa'ya dair bilgiler ediniyorsunuz, hem de üstadın Ortadoğu, islam, inaçsızlık, ve 1970'li yılların Türkiye'sinde yitip gitmekte olan şeylere dair yazdıklarını okuyorsunuz. Günlük okumaktan hep keyif almışımdır. Hele ki böyle kıymetli bi isim olunca kitap hiç bitmesin istedim. Her bi satır bambaşka düşüncelere sevk ediyor insanı eğer kalbinizle okursanız...
Kendime kızıyorum Nuri hocam. Sizi bu kadar geç keşfettiğim için. İyi ki almışım iyi ki okudum. Pakdil in okuduğum ilk kitabıydı herkese tavsiye ediyorum kesinlikle
Hemen okunabilen ama her cümlenin insandaki algılamayi düşündürücü olarak kullanılması tat almamiza ve Avrupayı bize gösterilen Avrupa'dan çok farklı olduğunu üstadın izlenimlerinden çıkan cümlelerle anlamak düşünmek bize Avrupayi anlamaya yetti. Eğer Avrupa hangi Avrupa bize gösterilen mi? Gizlenen mi? diye merak ediyorsanız mutlaka okuyun.
Nuri Pakdil'in Avrupa seyahatindeki gözlemlerini kaleme aldığı bu eser yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Yazar hakkında daha önce biyografisi de dahil olmak üzere hicbir bilgim yoktu. Bu kitap sayesinde yazarla ve düşünce dünyasıyla tanışmış oldum. Yazarın bu kitabını okumayı seçmemin sebebi ise gezi türünde yazılmış eserlere ilgi duymam. Ama bu kitap sadece gezi türünde yazılmış bir eser olarak nitelenemez. Yazar Batı medeniyeti ile ilgili düşüncelerini de ortaya koymuş kitapta. Kitabı okurken yazarın üslubunun kuvveti hemen dikkati çekiyor. Kısa ve etkili cümleler, yalın bir anlatım, kurallı cümlelerin arasına serpiştirilmis devrik cümlelerle yakalanmış şiirsel ton ve öyküleyici üslup hemen sizi sarmalıyor ve müthiş bir akıcılığa sahip anlatım sizi kitabın sonuna kadar sürüklüyor. Bu ölçüde sağlam bir üslupla yazılmış bir kitabı okumak insana büyük bir zevk veriyor. Kitabın düşünsel boyutuna gelirsek kitap ciddi bir Batı medeniyeti eleştirisi içeriyor. Batı medeniyeti ile ilgili kitapta tek bir müspet cümle bulamadım desem yeridir. Hani derler ya teknolojik gelişmislik, bilimsel ilerleme gibi Batı'nın iyi yönlerini almamız lazım diye ama yazar bunları da reddediyor gibi görünüyor. Batı'ya hakim olan maddeci dünya görüşünü eleştirirken ve teknolojinin insanı nasıl ruhsuzlaştırdığını anlatırken yazara hak vermemek mümkün değil ama Batı medeniyetini sadece bu perspektiften ele alıp onun özellikle düşün, insan hakları, hukuk, demokrasi gibi alanlardaki başarılarını -bilim ve teknolojiyi saymıyorum bile- görmezden de gelmemek gerektiği düşüncesindeyim.
Yazarın diğer kitaplarını da zaman içinde okuyup onun düşünce dünyasına daha iyi vakıf olmak niyetindeyim. Bu kitap benim için bir giriş oldu diyebilirim.
“Her vakit önemli bulmuşumdur mektuplaşmayı. Çünkü ayrı yerlerde kalanlar arasındaki ilişkileri mektuplar düzenler.”
Yine o net kalemiyle yazmış, okunmalı.
Buzdağının görünmeyen yada görünmek istenmeyen yüzünü göstermek adına okunmasını şiddetle tevsiye edeceğim eser.
Nuri Pakdilin bir kitabını daha bitiriyorum az kaldı , ay başına kadar da alamam ama öyle bir durumdayım ki onun kitabından başka kitap okumak istemiyorum galiba aynı kitabı tekrar okuyacağım , işte öyle bir yazar
Nuri Pakdil üstadımızı ilk defa okudum. Sıkı takipçisi olmak adına başlangıç yaptım. Üstadın fikirleri gözle görmekten ziyade gönülle hissedilecek şekilde ortada.
İnşAllah o fikirleri bir nebze gönülden hissedip dertleriyle, derlenmek nasip olur.

Kitap açıklamasına gelince.
Malum başlıktan da anlaşılacağı üzere ülkemizin ve ülkemizde ki insanların batılılaşma düşüncesini ve fiiliyatını kaleme almaktadır. Bunu daha çok gittiği ülkelerde gözlemleme sonucu bize aktarmakta. Benim üstadı ilk defa okumamdan kaynaklı sanırım algılamamda sorun oldu. Zaman, zaman dönüp tekrar okuyarak anlaşılacak bir eser diye düşüyorum.
İlkokul seviyesinde yazılmış. Hiçbir güzel ayrıntı olmayan sürekli batıyı aşağılayan gereksiz kasıntılarla dolu bir fikir çukuru. Roma şehri için sadece şu yazılmış putlar kuyusu bu ne garip bir önyargı beni şaşırtmadı muhafazakar bir yazardan ne beklenir demek ayıp ama okuyunca anlayacaksınız
Ruhsal açlığını gideremeyen insanın zihni tembelliği arttıkça, konformizmin insan üzerindeki yıkımı çoğalacaktır. Hız telaşı tedirgin etti iç sistemimizi. Belki en iyisi yürüyerek gidilir yaşamaya. 
"Tüm kurumları Avrupa'dan almak" hastalığına tutulalı beri, tarihimizi okumaz olduk. Kendi tarihine yabancı kuşaklar yetişti Türkiye'de. Geçmişle aramıza bir Avrupa setti inşa ettik. Ve hiç utanç da duymadık bu setti inşa ederken.
Aslında; yaşamın da bir yolculuk olduğunu, belki, en iyi yolculukta anlıyoruz.
Nuri Pakdil
Sayfa 78 - Edebiyat Dergisi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Batı Notları
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
107
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757013020
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edebiyat Dergisi Yayınları
Batı’ya dair tespitlerin yapıldığı bir kitap ‘Batı Notları’; iyiki okudum diyorum. Yazarın daha kitabın başında kurduğu şu cümle özet mahiyetindeydi: “Ama öykünmekle, inançları davranışları farklı uluslara göre düzenlenmiş kurumları almakla, onların aynısını kurmakla, ulusal birleşime varmak mümkün müydü?”

Batı bu kadar samimi bir şekilde, ancak bu kadar güzel yazılabilirdi. Bir dostumdan dinliyormuş gibi okudum Batı Notları’nı. / Ayşegül Toprak

‘Batı Notları’, Nuri Pakdil’in Paris, Brüksel ve Roma’ya yaptığı gezinin notlarını içeriyor. Batı Notları’nda Nuri Pakdil, tarih bilincine sahip Müslüman bir yazarın bakışıyla Batı’yı, Batı toplumlarını eleştirel bir gözleme tâbi tutuyor.

Sunuş yazısında, şöyle deniyor: “Yalnızca izlenimlerimi değil, Batı’nın bende yaptığı çağrışımları da yazdım. Şunu da belirteyim: Bilinen gerçeklere yeni bir şey eklenmedi. Ama bunlarla, uygarlık sorunlarımıza az çok değiniliyorsa, bu gerçeklerin sürekli yazılması ve üzerinde düşünülmesi zorunludur.”

Uzun yıllar sonra, kimi küçük eklemeler ve değişikliklerle yeniden basılan Batı Notları, genç okurlara Nuri Pakdil’i yakından tanımaları için bir imkân kabul edilmelidir. / Şaban Abak

Kitabı okuyanlar 210 okur

  • Tuğçe Nur Esra
  • Mehmet Ali Mengüloğlu
  • Merve Şafak
  • nazendekaranfil
  • Hilal Özdemir
  • Büşra Özdemir
  • mona
  • Songül Arslan
  • Rumeysa
  • Selmanur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%26.8
25-34 Yaş
%39.4
35-44 Yaş
%21.1
45-54 Yaş
%1.4
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57
Erkek
%43

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48.3 (28)
9
%19 (11)
8
%13.8 (8)
7
%6.9 (4)
6
%5.2 (3)
5
%3.4 (2)
4
%0
3
%3.4 (2)
2
%0
1
%0