Babam gittikten sonra düşünmeye başladım. "Benimle artık çocukmuşum gibi konuşmuyor. Sanki erkekmişim gibi konuşuyor." Bu harika düşünceler, kendimi kırmızı katırımız kadar büyük hissetmeme neden oldu.
O güzel ilkbahar günü ofisimden ayrıldığımda, beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Her şey o kadar mükemmeldi ki, insan olağandışı bir şey ummuyordu. Hani bazı günler vardır insan kendini iyi hisseder, komşularıyla konuşmak ister, yaşadığı ülkeyle yaşadığı ve devletiyle onur duyar. Ne dediğimi anlıyorsunuz; o gün her şeyin iyi, hiçbir şeyin kötü olmadığı ender bir gündü.