Ayıpsamam, ayıp saymam, ayıpsattırmam hissettiklerimi. Sen de hissettiklerini ayıpsama, ayıp sayma ve de ayıpsayanları ayıplayarak ayıkla. Kendi ayıplarıyla el ayıbı ayıplamaya çıkmışların içinde, ayıpsız bir iletişim olsun bizimki.
Bora R. G.
Tüm düğmelerim yerden göğe kadar ilikliymiş, tüm fermuarlarım yerden göğe kadar çekiliymiş gibi durduğuma bakma. Basit bir “Açıl susam, açıl!” ile yerinden oynayan kayaları da mı görmedin? Yerinden oynat kayalarımı, anlatabiliyor muyum?
Bora R. G.
Amaçsızca yere bakarak, amaçsızca göğe bakarak, amaçsızca sana bakarak yürümek istiyorum seninle. Hiçbir zaman yakalayamayayım diye peşinen koşmuş gibisin.
Bora R. G.
Böyün de aaşam oleyo; sabahlaa da aynı. Yanında olsam bükme edeedik, lokumlaa da ayrı... Bu şerrin neresinde areycen ben hayrı, seni ünneyip sana unneşemedikten soona?
Bora R. G.